Yakın Menzil
İçerik şu anda görüntülenemiyor
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.


İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde 18 sanatçıdan kişiselin sıra dışı bir kaydı



STFA’nın sponsorluğunu üstlendiği sergi, kişisel bir belgeleme fikrinin etrafında,  Merih Akoğul, Orhan Cem Çetin, Murat Germen ve Sıtkı Kösemen’den oluşan İstanbul Modern Fotoğraf Danışma Kurulu tarafından seçilen 18 sanatçının çalışmalarını bir araya getiriyor. Basılı fotoğrafla sınırlı kalmaksızın, video ve enstalasyon gibi farklı sunumlar barındıran sergide, tekil çalışmalar bir yerleştirmeye dönüşerek, kendi bütünlüğü içerisinde yeni anlamlar kazanıyor.



Yakın Menzil sergisi kişisel ve olağanın sıra dışı bir kaydı. Sanatçının, fotoğraf çekmek için uzakları keşfetmek yerine kendi yaşantısına ve temas ettiği durumlara odaklandığı bir sergi.  Sergide, Özgür Atlagan, Fatma Belkıs, Dilan Bozyel, Yusuf Darıyerli, Cemil Batur Gökçeer, Ege Kanar, Korhan Karaoysal, Metehan Özcan, Civan Özkanoğlu, Emir Özşahin, Muhitin Eren Sulamacı, Özlem Şimşek, Sinan Tuncay, Gözde Türkkan, Devin Yalkın, Begüm Yamanlar, Sarp Kerem Yavuz ve Cemre Yeşil’in çalışmaları yer alıyor.



Belgesel fotoğrafın tarafsız olma iddiasından ve kurgulanmış sahnelerden uzak, bireysel anlatının izini süren çalışmalarda, sanatçının yaşamı, yakın çevresi, anıları, özenle tutulan bir günlük gibi fotoğrafla şekil buluyor. İmajlar farklı yorumlara kapı aralayarak, anlamını dayatan otoriter bir sesi değil, taşıdıkları belirsizliğin gücünü kullanıyor. Gündelik hayatın detayları arasında sıradan olanın cazibesi beliriyor,  tanıdık gelen bu görüntüler başkalarının hikayelerinde yeniden biçimleniyor.



İlk kez İstanbul Modern’de sergilenen bu çalışmalar fotoğrafın farklı sunum ve temsil biçimlerini bir araya getiriyor. Bireysel dışavurumun, öznel gerçekliğin öne çıktığı bu alanda, fotoğrafın teknik niteliği geri planda kalırken, amatör bir dille izleyici ve sanatçı arasındaki mesafe de kapanmaya başlıyor. Analog yapılan çekimlerin yanı sıra cep telefonuyla üretilen fotoğraflar, buluntu imajlardan yapılan taramalar, zarar görmüş arşivler, fotoğraf tabanlı videolar ve interaktif görüntülerle fotoğraf dolaylı bir aktarım aracına dönüşüyor. Sergide tekil fotoğraflar video, enstalasyon veya baskı biçiminde bir yerleştirmeye dönüşerek, kendi bütünlüğü içinde anlam kazanıyor.



Yakın Menzil sergisinin basın toplantısında, İstanbul Modern Fotoğraf Bölümü Yöneticisi Sena Çakırkaya, sanatçıların kişisel deneyimlerinin aslında toplumsal izler taşıdığını, her bir sanatçının dünyasına adım attığımızda kendi hayatlarımızdan farklı anların yansımalarını görebileceğimizi belirtti. “Kimi zaman sıradan detayların ve anlık kesitlerin kişisel anlatılara dönüştüğü, hem yeni hem de tanıdık gelen bu imgeler karşısında izleyici, hayatın akışında gözden kaçırdıklarının farkına varabileceği gibi, sanatçının mahreminin kıyısında durup kaçamak bir bakış atıyormuş hissine de kapılabilir. Sanatçıların kişisel bakışı sadece mahremi değil, politik ve toplumsal kaygıları da barındırıyor elbette. Yansıtılan duygu hallerinin arka planında şehir yaşamı, kamusal alan, aile ilişkileri, normlar veya toplumsal aidiyet gibi konuların izleri var. Kişisel deneyimler toplumsal bellek içinde yerini bularak politikleşiyor, farklı yaşamlarda ortak deneyimlerin izi sürülüyor.”



STFA İcra Başkanı Mehmet Ali Neyzi,"STFA olarak bu yıl 75. kuruluş yılımızı kutluyoruz. Kurucularımız Sezai Türkeş ve Feyzi Akkaya, inşaatın içindeki sanatı bulup çıkarmış ve gelecek nesillere aktarmak üzere belgeleyerek bizlere emanet ettiler. Bizler de bu emanetleri geçtiğimiz yılın sonunda İstanbul Modern’de gerçekleşen 'KM. 441 – İlkler' sergisinde tüm sanatseverler ile paylaştık. Sanatın hayatın içinde olduğu inancımızla, sanatla olan bağımızı, şimdi de 'Yakın Menzil Fotoğraf Sergisi'ne olan desteğimizle devam ettiriyoruz" dedi.



Sanatçılar



Metehan Özcan’ın Üç Şehir adlı çalışmasının çıkış noktası, farklı dönemlerde yaşadığı ve halen iletişimde olduğu, ziyaret ettiği kentlere ait hafıza katmanları.



Özlem Şimşek, çok uzun zamandır hayatı birlikte yaşadığı arkadaş çevresinden, farklı mesleklere ve farklı özel hayatlara sahip, 30 yaşında beş kadının fotoğraflarından bir mini dizi oluşturdu.



Korhan Karaoysal, düzenli bir işi olmayan bir sanatçı olarak bir ay boyunca her sabah eşinin ofisteki mesaisine gitmeden önce fotoğraflarını çekti ve böylece duyduğu sıkıntıyı performatif bir sürece dönüştürdü. Gündelik ritüeller, iş hayatında uyulması gereken kurallar bir aylık bir takvim yaprağı biçiminde arka arkaya gelerek sıradan hayatın bir kesitini sunuyor.



Sinan Tuncay, 1990’lı yıllarda televizyonun gündüz kuşağında tekrar tekrar yayınlanan 1965-75 yılların Yeşilçam melodramlarıyla büyümüş bir çocuk olarak, Annem Evde Yok başlıklı on videodan oluşan bir enstalasyonu yarattı. Sanatçı, küçük bir çocuğun tek başına izlediği Yeşilçam filmlerindeki eve konumlandırılmış kadın tipleri üzerinden kendi anne figürünü melodramatik bir ev yaşantısına hapsetme çabasını anlatıyor.



Ege Kanar’ın ismini, otobiyografik imajları ile tanınan Çek sanatçı Bohdan Holomicek’e ait bir fotoğraf altı yazısından alan Nerede Biliyorum Ne Zaman Bilmiyorum başlıklı çalışması ulaşabilirlik, hareketlilik, gibi güncel kavramları barındıran cep telefonuyla üretilmiş siyah-beyaz görüntülerle gündelik hayata dair otobiyografik bir anlatı oluşturuyor.



Özgür Atlagan’ın Toplu Konut İdaresi’nin 2011 Konut Kurultayı için hazırladığı ‘500 Bin Konut' başlıklı katalogdan yola çıkan 500k başlıklı fotoğraf dizisi, aynı zamanda popüler siyasi söylemin görsel ve metinsel dilini oluşturan unsurları derleyen bir lügat niteliğinde. Sergide elektronik tartının üzerinde yer alan TOKİ kataloğu ve sunuş yazılarında kullanılan kelimelerden derlenen bir şiir fotoğraflara eşlik ediyor.



Yusuf Darıyerli çocukluğunun en heyecan verici anılarını oluşturan panayırların izini sürerek tükenmekte olan bir kültürün son demlerini tüm canlılığıyla ortaya çıkartıyor. Bugünkü şehir yaşamında panayırlar sessizliğe bürünürken, çocuklara böylesine doğal bir eğlence ortamı sunan bir gelenek de git gide yok oluyor.



Cemre Yeşil, doğduğu, hayatı boyunca yaşadığı şehirden 3058 km uzakta, iki kişilik bir yalnızlığın içinden kendine ve etrafına bakıyor, kaydettikçe gelen deneyimin peşinden giderek bir öz portre ortaya çıkarıyor.



Sarp Yavuz, büyürken çoğu zaman meşgul olduğundan nadiren görebildiği ve bu nedenle de kendisini yokluğunun varlığından daha çok şekillendirdiği bir figür olarak görüyor babasını.  Babamın Yerine Koyduklarım’ın çıkış noktası, hayatındaki erkeklerin babalarıyla olan ilişkilerini sorup, kendisinin hiç bir zaman sahip olamadığını düşündüğü, anıları anlatırken yüzlerinde belirecek tebessümü veya hüznü yakalama arzusu.  Son üç yıldır sohbet ettiği erkekler ise, beklentilerinin tersine babalarının erişilmezliğini ve kendi “adam olma” kaygılarını anlatıyorlar.



Fatma Belkıs, Doug Richmond’ın 1985’te yazdığı, bir kişinin kimlik bilgilerini, resmi kayıtlarını nasıl sileceğini ve yeni bir kimlikle hayatına devam edebileceğini anlatan How to Disappear Completely and Never be Found (Kaybolmanın ve Bir Daha Bulanmamanın Yolları) isimli kılavuz kitabından 25 yıl sonra bir kişinin neden kimliğini, onu kendisi yapan etiketleri terk edip yeni bir insan olarak hayata devam etmeyi isteyebileceğinin nedenleri üzerine düşündü. Bu fikirden yola çıkan büyük bir grup genç insanın birden bire ortadan kaybolması ihtimali üzerine kurulmuş spekülatif hikayesi Gidenler’de, kahramanlarının portrelerinden oluşan, fotoğraf albümü şeklinde bir kitap tasarladı.



Dilan Bozyel’in öznel belgeleme niteliği taşıyan ve izleyicilere bireysel yaşam sürecindeki karar aşamalarını yansıtan fotoğraf serisinin ismi, etkisini atlatmaya çalıştığı sendromdan ve karar verme sürecindeki akıl karışıklığından doğuyor: 'Karışık Aklım ve Dunning-Kruger Sendromum' adlı çalışma Hayatında karar vermekte zorlandığı durumları polaroidlerle yan yana getirerek yaşadığı ikilemlerin kısa bir listesini oluşturuyor.



Muhitin Eren Sulamacı, birbirinden bağımsız anlatılara sahip olan fakat bir araya geldiklerinde, deneyim, tecrübe, hata, kayıp, keşif, kabullenme, yalnızlık, gibi anahtar kelimelere ulaşan, dairesel bir anlatıma sahip bir fotoğraf serisi oluşturdu. Yerleştirmede, izleyicinin hareketiyle perspektif değiştiren interaktif bir çalışma ve zarar görmüş bir sabit diskten çıkarılmış eski bir aile fotoğrafı, sergide yer alan doğal nesnelerden soyutlamalara eşlik ediyor.



Civan Özkanoğlu, bir birey için kişisel ve bir o kadar da mahrem olan anılar, yerler ve kişilerin—paradoksal olarak— en yabancı kişiler için bile şaşırtıcı bir biçimde tanıdık olduğu fikriyle bir araya getirdiği fotoğraflarda sanatçının anılarından izler taşıyan fotoğraflar izleyicilerin hafızasında farklı kapılar açıyor.



Emir Özşahin, aldığı fotoğraf eğitiminin ardından iki yıla yakın bir zamandır yaşadığı şehirden uzak evi ve çalıştığı fabrika arasında, fotoğraftan uzak, çoğunlukla yalnız bir hayat sürüyor İlk bakışta birbirlerinden çok farklı olduğunu düşündüğü iş ve yaşam alanlarının fotoğraflarında, monotonlaşan düzeninin üzerinde yarattığı ruh halini görselleştiriyor.



Son dönemde hayatını oluşturan görselleri bu projede paylaşıyor.



Begüm Yamanlar’ın fotoğrafları, şehir içinde rahatsızlığını duyduğu kalabalığın, hızın ve karmaşanın varlığına denge oluşturacak, içsel deneyimlere, iç dünyaya yoğunlaşmaya zaman ve alan sağlayabilecek sakin, metruk ve ‘boş’ mekanların tasvirlerinden oluşuyor. Sanatçının ışıklı kutu formunda gösterilen fotoğraflarına, üst üste binen şehir görüntülerinden oluşan bir video ve nefes alıp veren bir ağacın hareketli görüntüsü eşlik ediyor.



Devin Yalkın’ın insanın bir rüyadan uyandığı zaman zihninde asılı kalan imgeler olarak nitelendirdiği fotoğrafları, sanatçının New York’taki hayatından bilinçaltına uzanan kareler sunuyor. Her bir fotoğraf karesi sanatçının yaşantısındaki bir sırra davet ediyor.



Gözde Türkkan, “benzerlikler ağının içinde birbirimize tuhaf ve hoş yabancılarız” diye anlattığı aile fotoğraflarında, yıllar içindeki büyüme, birlik, birleşme ve yeniden bir araya gelmelerin izlerini yansıtıyor. Bu seri 2000’den başlayıp, ağırlıklı olarak 2007’den beri Gözde Türkkan’ın ayrı şehirde yaşayan babası, kız kardeşi ve onun annesiyle bir araya geldikçe kaydetmeye devam ettiği görüntülerden oluşuyor. Karton bir kutu içinde sergilenen sınırlı sayıdaki bu fotoğraflardan sergi ziyaretçileri birer adet alabiliyor.



Cemil Batur Gökçeer, mağaranın milyonlarca yılda oluşmuş dokusu yapay ışıklandırmalarla turistik bir alana dönüşürken, barındırdığı kişisel alan sanatçının ruh halini de kapsıyor. Üzerine su damlatarak geliştirdiği negatiflerde bir mağaranın dokusunu taklit edip fotoğraf yüzeyini tahrip ederken, kendi hikayesini de yüzeyde canlandırıyor.




Facebook'ta Paylaş
09.Mayıs.2013 1140 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!