Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İçerik şu anda görüntülenemiyor
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi


İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle beyazperdede “gerilimin efendisi” olarak kabul edilen Alfred Hitchcock’un ilk dönem yaptığı dokuz sessiz filmi Türkiye’de ilk kez gösterime sunuyor. DCP formatında gösterilecek filmlere,  İngiltere’den John Sweeney, Türkiye’den ise Replikas, Hakan Ali Toker ve Erdem Helvacıoğlu gibi müzisyenler canlı performanslarıyla eşlik edecek. 7 Kasım Perşembe günü İngiliz sinema yazarı ve gazeteci Ian Haydn Smith, Alfred Hitchcock’un 50 yıllık sinema kariyerini değerlendireceği bir söyleşi gerçekleştirecek.



Sinema Sponsoru D-Smart’ın katkılarıyla 7- 17 Kasım 2013 tarihleri arasında gerçekleşecek “Hitchcock 9” başlıklı program, “sessiz filmler sinemanın en saf halidir” diyen Hitchcock’un sonraki filmografisine ışık tutan, günümüz film gramerini oluşturan bir okul niteliğindeki sinemasının ipuçlarını taşıyor. Yönetmenin 1920’lerdeki sessiz sinema döneminden hayatta kalmayı başarabilmiş bu filmler, British Film Institute tarafından geçtiğimiz yıl temizlendi ve onarıldı.



Alfred Hitchcock’un son derece kendine has stilinin evrimini sergileyen bu dokuz film arasında yönetmenin 25 yaşında yaptığı kara komedi tarzındaki ilk filmi aldatma, kara mizah ve cinayet gibi birçok takıntısını yansıtan, güvensizliklere ve sadakatin sınırlarına dair 1925 yapımı bir melodram Zevk Bahçesi (The Pleasure Garden), 1929 yapımı sessiz filmlere geçiş döneminde İngiltere’de çekilen en iyi filmler arasında sayılan gerilim-polisiye Şantaj (Blackmail), Hitchcock’un gözde teması toplum tarafından suçlu bulunan ve dışlanan “lekeli insan”ı konu alan ve çarpıcı anlatım yeteneğini gözler önüne seren 1928 yapımı Hafif Meşrep (Easy Virtue), yönetmenin suçluluğa duyduğu ilginin ve aile yaşamına dair gitgellerinin erken tarihli örneklerinden 1927 yapımı Yokuş Aşağı (Downhill), kadınlar konusundaki tutukluğunu yansıtan,  uzun plan kullanımları ve parti sahnelerinin özenli koreografisiyle dikkat çeken 1928 yapımı Çiftçinin Karısı (The Farmer’s Wife) yer alıyor.



Programda ayrıca romantik komedi ve melodram öğeleri içeren Şampanya (Champagne), Hitchcock’un tek özgün senaryosu olan Ring,  Hitchcock tarafından “ilk gerçek Hitchcock filmi” olarak nitelendirilen daha dışavurumcu gerilim örneği Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi (The Lodger: A story of the London Fog) ve yönetmenin ilk döneminin en iyi ve en yetkin eserlerinden biri olarak görülen, bir aşk üçgenini anlatan son sessiz filmi  1929 yapımı Aşk Üçgeni de gösterilecek.



Şantaj (Blackmail), 1929



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 84’, İngilizce



Oyuncular: Anny Ondra, John Longden, Cyril Ritchard



Canlı Müzik Eşliğinde:  John Sweeney (piyano)



Sesli filmlere geçiş döneminde İngiltere’de çekilen en iyi filmler arasında sayılan, 1929 tarihli sessiz Hitchcock filmi Şantaj’ın, müzik ve bazı diyalog sahneleri içeren bir versiyonu da bulunuyor. Alice White, gönlünü Scotland Yard dedektifi Frank Webber’a kaptırmıştır. Fakat görüştükleri bir akşam dedektifi atlatır ve gizlice başka bir adamla buluşma ayarlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde de stüdyosunu görmek üzere adamın evine gitmeyi kabuleder.Oysa adamın aklında başka şeyler vardır. Bir tiyatro oyunundan hareketle çekilen film, polisin arananlar listesindeki bir suçluyu kovaladığı açılış sekansıyla ve Londra metrosunda geçen sahneleriyle, aslından başarıyla ayrışan bir uyarlama. 



Şampanya (Champagne), 1928



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 105’, İngilizce



Oyuncular: Betty Balfour, Gordon Harker, Ferdinand von Alten



Canlı Müzik Eşliğinde: John Sweeney (piyano)



Romantik komedi ve melodram öğeleri içeren film, varlıklı bir adam ile şımarık kızını konu alıyor. Genç kadın, şampanyacılık işindeki babasının serveti sayesinde lüksbir yaşam sürmektedir. Adam, kızının ayakları yere bassın diye iflas etmiş numarası yapar ve genç kadını aklını başına almak ve kendi geçimini sağlamak zorunda bırakır. Hitchcock’un zengin yaşamları konu alan filmlerin sönüklüğüne uzun süre kafayı takmış olması, havaya kaldırılmış şampanya kadehinden çekilmiş açılış sahnesi gibi birtakım deneysel dokunuşlara yol açmış.



Yokuş Aşağı (Downhill), 1927



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 105’, İngilizce



Oyuncular: Ivor Novello, Isabel Jeans, Ian Hunter, Robin Irvine



Yokuş Aşağı, Hitchcock’un suçluluğa duyduğu ilginin ve aile yaşamına dair gitgellerinin erken tarihli örneklerinden. Okul kaptanı Roddy yıldızbir ragbi oyuncusudur. En yakın arkadaşı Tim ile birlikte, Mabel isimli garsonla görüşmeye başlarlar. Bir öfke anında Mabel okul müdürüne Roddy’den hamile olduğunu söyler. Töhmet altında kalan ve haksız yere okuldan atılan Roddy, kendi babası da dahil herkesin gözünde rezil duruma düşer. Dayanılmaz suçlamalar karşısında, kendi kararıyla yöreden uzaklaşır ve para karşılığı zengin ve yalnız kadınlarla arkadaşlık eder. Sözlü anlatımda ara başlıklarla yetinen Hitchcock, hikayenin,filmin görsel dili yoluyla anlatılabilmesine çalışmaktadır.



Hafif Meşrep (Easy Virtue), 1928



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 70’, İngilizce



Oyuncular: Isabel Jeans, Franklyn Dyall, Ian Hunter, Robin Irvine



Canlı Müzik Eşliğinde: Erdem Helvacıoğlu (elektronik)



Hafif Meşrep, Hitchcock’un gözde teması olan, toplum tarafından suçlu bulunan ve dışlanan “lekeli insan”ı konu alıyor. Larita ayyaş kocası tarafından sadakatsizlikle suçlanmaktadır. Gönül ilişkisinden ötürü artık iffetsiz bir kadın olarak görülmektedir. Yeni bir hayat kurmak üzere kasabadan ayrılır ve Fransız Rivierası’na doğru yola koyulur. Bir süre sonra John Whittaker isimli, kendisinden yaşça küçük ve zengin bir adamla tanışıp evlenir. Adama geçmişinden bahsetmemesine rağmen kayınvalidesi Larita’yı kesinlikle onaylamamaktadır ve kadının ahlakından şüphe eder. Bakış açısı tekniğinden ve geriye dönüşlü anlatımdan yaratıcı bir şekilde yararlanan film, Hitchcock’un çarpıcı anlatım yeteneğini gözler önüne seriyor. 



Çiftçinin Karısı (The Farmer’s Wife), 1928



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 107’, İngilizce



Oyuncular: Jameson Thomas, Lilian Hall-Davis, Gordon Harker



Canlı Müzik Eşliğinde:  John Sweeney (piyano)



Taşrada geçen bu komedide, kızlarını evlendirmiş orta yaşlı dul bir adam yeniden evlenmeye karar verir ve uygun bir eş bulabilmek üzere,sadık kahyasına bir liste hazırlama görevi verir. Ancak adayların hiçbiri bu “mertebeye” layık bulunmaz; zira çiftçinin ilginç standartlarını karşılayamamaktadırlar. Zamanla adam uygun bir eş seçmenin problemli bir süreç olduğunu anlar. Dul adamın beceriksiz arayışı, Hitchcock’un kadınlar konusundaki tutukluğunu yansıtıyor. Uzun plan kullanımları ve parti sahnelerinin özenli koreografisi ise yönetmenin dehasını gözler önüne seriyor.



Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi (The Lodger: A Story of the London Fog), 1926



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 90’, İngilizce



Oyuncular: Ivor Novello, June, Marie Ault, Malcolm Keen



Bir seri katil, sislerle kaplı Londra kentini kasıp kavurmaktadır. Bayan Bunting’in evine yeni bir kiracı yerleşir. Londra’da cereyan eden korkunç olayların ardından kadın, kentte dehşet saçan seri katilin yeni kiracısı olabileceğinden şüphelenmeye başlar. Hitchcock tarafından “ilk gerçek Hitchcock filmi” olarak nitelendirilen,usta işi bu sessiz gerilimde, gizemli kiracıyı matinelerin gözbebeği Ivor Novello canlandırıyor ve alışılmadık karanlık portresiyle seyircilerin algısını zorluyor.



Aşk Üçgeni, 1929



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 100’, İngilizce



Oyuncular: Carl Brisson, Malcolm Keen, Anny Ondra



Canlı Müzik Eşliğinde: Hakan Ali Toker (piyano)



Film, yetişkin hayatlarında farklı yollar seçmiş iki çocukluk arkadaşının hikayesini anlatıyor. Aralarındaki farklılıklara rağmen, Man Adalı balıkçı Pete ile avukat Philip ömürleri boyunca dostluk etmişlerdir. Pete,bir püritan metodist’in kızı olan Kate’e aşıktır; fakat Kate’in babası onu kızına layık bulmamaktadır. Pete, para kazanmak üzere adadan ayrılır ve Philip’ten Kate’e göz kulak olmasını ister. Yokluğunda Kate ile Philip birbirlerine aşık olurlar. Bir aşk üçgenini anlatan ve Hitchcock’un son sessiz filmi olan romantik Aşk Üçgeni, yönetmenin ilk döneminin en iyi ve en yetkin eserlerinden biri olarak görülüyor.



Zevk Bahçesi (Pleasure Garden), 1925



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 90’, İngilizce



Oyuncular: Virginia Valli, Miles Mander, Carmelita Geraghty,John Stuart



Canlı Müzik Eşliğinde: Hakan Ali Toker (piyano)



Yönetmen koltuğuna oturduğu bu ilk filmde Hitchcock aldatma, kara mizah ve cinayet gibi birçok takıntısını gözler önüne seriyor. “Zevk Bahçesi” adlı tiyatroda çalışan koro kızı Patsy Brand,  Levett adında bir askerle evlenir. Günün birinde, yana yakıla dansçılık işi aramakta olan Jill Cheyne ile tanışır. Jill,Patsy sayesinde tiyatroda işe girer ve Levett’ın arkadaşı Hugh ile nişanlanır. Hugh ve Levett görev gereği tropiklerdekikolonileregitmek durumunda kalırlar. Patsy, Londra’daki yaşamına devam edecek, Jill ise erkek arkadaşını kolayca unutacaktır. Hitchcock’un bu ilk sessiz filmi, güvensizliklere ve sadakatin sınırlarına dair bir melodram. 



Ring (The Ring), 1927



İngiltere, DCP, Siyah Beyaz, 108’, İngilizce



Oyuncular: Carl Brisson, Lilian Hall-Davis, Ian Hunter, Gordon Harker



Ring, Hitchcock’un tek özgün senaryosu. Bir aşk üçgenini konu alan bu melodram, sevgilisini bir profesyonele kaptıran bir panayır boksörünün hikayesi. Sokak müsabakalarına çıkan,“Tek Raund” lakaplı boksör Jack, Mabel’le nişanlıdır. Günün birinde Avustralya Boks Şampiyonu Bob Corby, Jack’ın güzel eşi Mabel’e abayı yakmış olduğunu fark eder. Mabel ve Bob birlikte kaçarlar, Jack ise intikam almak için idmana başlar




Facebook'ta Paylaş
10.Kasım.2013 956 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!