Rasathane
İçerik şu anda görüntülenemiyor
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.


İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nden Barbara ve Zafer Baran retrospektifi



Rasathane



 Baranların çalışmaları; “arkeolojik bir kazının en üst tabakası” olarak nitelendirdikleri, 11 seriden oluşan bu sergiyle, Türkiye’de ilk kez kapsamlı biçimde sergilenecek.İstanbul Modern Fotoğraf Bölümü Yöneticisi Sena Çakırkaya’nın küratörlüğünü üstlendiği sergi, 28 Kasım 2013-27 Nisan 2014 tarihleri arasında yer alacak.



1981’den bu yana birlikte çalışan Barbara ve Zafer Baran’ın çalışmaları, yaşamın içinde gizli kalan basit, sıradan ve minimal olanı; sanat tarihi, doğa, bilim ve teknolojiyle iç içe, imgeler yaratarak, deneysel uygulamalarla görünür kılıyor. İkilinin çalışmalarının merkezinde her zaman “en saf haliyle fotoğraftan aldıkları haz (izleme ve dönüştürme edimi)” var.



Baranların yapıtlarında kullandıkları teknikler, gereçler ve süreçler çok sayıda temaya hizmet ediyor.  Görüntü üretme gereçlerinin mümkün olduğunca basit olmasını tercih ediyorlar. Kameralı ve kamerasız fotoğraf tekniklerini kullanan Baranlar, çalışmalarında deneysel yaklaşımlarını anlatıyla zenginleştiriyor. “1999’dan bu yana, iki tekniğe dayalı çalışıyoruz: kameralı ve kamerasız; sadece temel ekipmanı kullanıyor ve asgari oranda post-prodüksiyon işlemi yapıyoruz.”



Aralarında Victoria & Albert Museum, The Photographers’ Gallery, Saatchi Gallery, British Library ve Tel Aviv Müzesi’nin de bulunduğu çok sayıda galeri ve müzede kişisel sergiler açan ve grup sergilerine katılan, V&A,Tate Britain başta olmak üzere çeşitli koleksiyonlarda çalışmaları bulunan Baranlar, aynı zamanda kurumsaldan kültürele çok sayıda ısmarlama proje için yapıtlar üretti. Hazırladıkları bu çalışmalar arasında İngiliz Ulusal Operası için İngiltere’de soyut fotoğraf kullanarak gerçekleştirilen ilk opera afişleri, Phaidon’un The Photography Book’unun tipografik alfabe fotoğraflarından oluşan ünlü kapağı, Birleşik Krallık Bahçecilik Cemiyeti’nin iki yüzüncü yılı nedeniyle yaptıkları bir seriyi de içeren Birleşik Krallık Posta Kurumu için pul tasarımları, David Hare’in The Designated Mourner filminin jeneriği için film sekansı bulunuyor.



İşlerinin kalbinde “zaman” var



Baranlar’ın gördüklerinin ve düşündüklerinin birer yansıması olan işlerinin kalbinde, “zaman” yer alıyor. Zamanın geçmesiyle oluşan doğal yıpranmayı ve aşınmayı, geçiciliği, dönüşümü, doğanın kırılganlığını, insanoğlunun dünyadaki etkisini estetik olarak yeniden görselleştirerek belgeliyorlar: Arkeolojik alanlarda bulunan taş ve kaya parçaları, çürümekte olan  çiçekler, göz alıcı ama zehirli egzotik çiçeğin derinlikleri, parklarda istenmeyen yabani otlar, uçağın içinden şehirlerin kuşbakışı görüntüleri, ay ve yıldızlardan yayılan ışıklarla yaratılan farklı formlar ve ayın denizdeki yansımalarında saklı doğal çizimler hep bu belgeleme çabasına birer örnek teşkil ediyor.Baranlar “zamansızlığın ve sükûnetin peşinde”, nesneleri ve “aralarındaki” uzamları gözlüyor, kendilerine özgü yöntemleriyle insanın varoluşunun ve etkileşimlerinin izlerini kayıt altına alıyor.



Görüntülerimizde zamanın geçişi bir çiçeğin çürüyen taç yaprakları, kayaların ve taş parçalarının yavaşça aşınması, ayın bir su örtüsünün üzerindeki ya da bulutların gökyüzü boyunca devinimleri, her yıl düzenli olarak saçılan tohumlar, ya da hayal bile edilemeyecek kadar uzaktaki yıldızların bize ulaşan ışıkları yoluyla ima ediliyor. Ayrıca, fotografik pozlamanın milisaniyelerden dakikalara uzanan kendi zamanı var. Ve tabii bir de bizim kendi zamanımız var; kendi yaşamımızın çatısı içinde ilerlediğimiz  sürece.”



1998’de Royal Mail (Birleşik Krallık Posta Kurumu) tarafından fotoğrafın icadı konusunda talep edilen çalışmaları dolayısıyla inceledikleri, fotoğrafın öncülerindenWilliam Henry Fox Talbot’ın fotojenik çizimlerinden esinlenerek, negatif-pozitif tekniğini yorumladıkları yöntemi, sonraki üretimlerinde de farklı konularla sürdürüyorlar. Fotogramın güncel bir yorumu olarak kabul edilebilecek bu teknikle; doğanın kırılganlığı, içeriğe hiçbir müdahalede bulunulmadan, dolaysız bir şekilde aktarılıyor.



Sergiye ismini veren Rasathane7adlı (2002) fotoğraftaki nesne, Zafer Baran’ın babasının İzmir’de 1960’lı yıllarda inşa ettiği rasathaneyi yıllar sonra ziyareti sırasında çiftin dikkatini çeken, bahçedeki ağaçtan düşen bir elmaya ait. Elmanın tepeden çekilmiş bir görüntüsü olan fotoğraf, Baranların çalışmalarının temelini oluşturan gözlemleme, nesnelere yöneltilen farklı bakış açıları ve daha sonraki gökyüzü temaları için de bir haberci işlevi taşıyor.“Çoğu kez işlerimizde fazlasıyla küçük ve çok yakında olan nesneler ile uzakta yer alanların arasında belirgin bağlar var: Bir elma, göze ya da kozmik bir hadiseye, tohumlar bir teleskopun içinden gözlenen yıldız kümelerine dönüşüyor ... Biz, yıldızları ve ayı kendi halleri ile görüntülemiyoruz. Işıklarını kullanarak ‘çizimler’ yapıyoruz. Bu da bizim çizme, resmetme edimine ayrıca fotografik dile ve onun sınırlarına duyduğumuz ilgiyi  yansıtıyor.”



Serginin başlangıcını oluşturan Atlas serisi (1999-2000), farklı coğrafyalardaki arkeolojik alanlarda bulunan taş ve kaya parçalarının arazi ve stüdyo çekimlerinden oluşuyor.Fotoğraflanan bu hareketsiz objeler, bulundukları ortamda kendi zaman ve mekanlarına kök salarak durağan bir varoluşun getirdiği aidiyeti sergiliyor. Diğer yandan o bölgenin tarihiyle aynı geçmişe sahip, belki bir zamanlar büyük anıtların parçası olan küçük taşlar ise kaynaklarından koparılarak stüdyo ortamında bir çekime ve çeşitli fotoğraflama tekniklerine maruz bırakılıyor.



Atlas’taki kalıcılık duygusuyla tezat oluşturan Efemera (2002) serisi, çiftin canlı bitkilerden topladığı ya da düşmüş, çürümekte olan çiçek parçaları üzerinden geçicilik ve dönüşüm fikrini ele alıyor. Siyah bir fon üzerinde, kesitler ve yakın planlar halinde ele alınan çiçeklerin detaylarında cinsellik, üreme ve ölüm döngüsü tek bir görüntüde vücut buluyor.



Zehirli Orman adlı seri  (2003-2005), 18. yüzyılda İngiltere topraklarına getirilen egzotik bir çiçek türü mor çiçekli ormangülüne (Rhododendron ponticum)odaklanıyor. Göz alıcı renkleriyle İngiliz parklarına canlılık katan bu bitki, yayılmacı ve zehirli yapısı fark edildikten sonra diğer yaşam formlarına zarar verdiği için yabani bir ot olarak görülmeye başlanıyor. Baranlar iki farklı ışıkta ve yaklaşımla çekim yaparak, alacakaranlıkta, ufak bir kamerayla bitkinin ve ormanın gizemli ve klostrofobik ortamını gösteriyor;bitkinin renkli çiçeklerine yakın bir plandan yapılan diğer çekimle de, çiçeğin erotik ve cazibeli derinliklerine bizi davet ediyor.



Efemera ve Zehirli Orman serisinin devamı niteliğinde olan Yaban Otları(2006-2007), konvansiyonel tarımda veya süslü park ve bahçelerde istenmeyen yabani otları inceliyor. Baranlar, bulunduğu doğal ortamda önemli işlevleri olmasına rağmen insanın kontrol etmeye çalıştığı topraklarda istenmeyen bu yabani türlerin ve onlarla beraber yaşayan (kadraja giren böcekler ve küçük bir örümcek gibi) canlıların işitilmeyen sesini, gözden kaçan mütevazı güzelliğini gösteriyor.



Parçacıklar ve Akışkan Bedenler serisi(2007), tohum ve tozların yakın plan çekimlerinden oluşuyor. Ezilmiş bir meyvenin, insan vücudunun içindeki akışa; sıradan tohum ve toz zerreciklerinin, uzayın derinliklerindeki gök cisimleriyle benzerliği dikkat çekiyor.



Xanthos/Letoon adlı seri (2007) ismini, bugün Antalya - Muğla sınırları içinde bulunan, Likya medeniyetinin idari ve dini merkezlerinden alıyor. Xanthos’taki en önemli parçalar bugün asıl topraklarından çok uzakta, British Museum’da sergilenirken, Baranlar  bu arkeolojik bölgedeki tohum ve botanik türlerin peşine düşüyor.



Turner’ın Manzarası: Yapay Bulut Serisi I (2006-2009), sanatçıların – ve bir zamanlar İngiliz ressam J.M.W. Turner’ın – konu edindiği Richmond Hill’in üzerindeki gökyüzü, Londra üzerinde yüksek irtifada seyreden uçakların geçiş güzergâhını görüntülüyor. Turner’ın bundan iki yüzyıl önce, Sanayi Devriminin zirvesinde resimlediği nefes kesici gökyüzü manzaraları bugün uçakların ardında bıraktığı yoğunlaşmış buhar izlerinin oluşturduğu bulutlarla farklı bir dramatik etki yaratıyor. Bu ince çizgilerin sirüs bulutlarına dönüşmesiyle oluşan yapay ve aldatıcı manzara; dünyadaki dolaşımın, teknolojik ilerlemelerin, hava kirliliğinin ya da kısaca insanoğlunun dünyadaki etkisinin görsel bir kaydını oluşturuyor.



Şehirden gökyüzündeki uçakların izlerine bakan Turner’ın Manzarası’nın aksine Metropolis (2008-2011) serisi, şehir ve kasabaların bir uçağın içinden kuşbakışı görüntülerini yansıtıyor. Yıldızların yüzlerce ya da binlerce yıl öncesinden bize ulaşan ışıklarının aksine, şehrin anlık ışıkları evrenin insanlar tarafından her gün yeniden üretilen basit bir kopyasını hatırlatıyor. Uzaydaki galaksiler gibi,insanoğlunun dünyada kurduğu yerleşimler de karanlığın içinde yaşamın izlerini yansıtıyor.

Yıldız Çizimleri’nde (2009-2010) kameranın kadrajı boş bir kağıt, yıldızlar ve ay ise bir kalem gibi kullanılarak gökyüzünde çizimler meydana getiriliyor. Ay ve yıldızlardan yayılan ışığa odaklanan kameranın hareketiyle gökyüzünde farklı formlar yaratılıyor.



Yıldız Çizimleri’nde var olan ışıklardan yeni figürler yaratan Baranlar, en güncel çalışmaları Ay Çizimleri’nde (2012-2013) ise ayın denizdeki yansımalarında saklı doğal çizimleri ortaya çıkarıyor. Su ve rüzgarın hareketiyle denizin yüzeyindeoluşan ışık oyunlarını kaydediyorlar.




Facebook'ta Paylaş
05.Aralık.2013 1572 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!