İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
İçerik şu anda görüntülenemiyor
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor

İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor


Dizinin ilk konuğu, yakın dönem Türk sinemasına getirdiği taze solukla adından söz ettiren, 1988’deki ilk filmi A Ay’dan bu yana kendine özgü tarzıyla sinema yazarlarının övgüsünü kazanan, yurt içinde ve uluslararası ortamda yeni Türk sinemasının kılavuz isimlerinden biri, yaratıcı yönetmen Reha Erdem.



24-31 Ocak tarihlerinde gerçekleşecek “Yönetmenlerle Buluşma”nın ilk programında Reha Erdem’in A Ay, Kaç Para Kaç, Korkuyorum Anne, Beş Vakit, Hayat Var ve Kosmos isimli altı uzun metrajlı filmi gösterilecek. Film gösterimlerinden önce SİYAD üyeleri Nil Kural, Olkan Özyurt, Uygar Şirin, Sevin Okyay, Murat Emir Eren, Janet Barış, Elif Tunca, Esin Küçüktepepınar ve Ceyda Aşar özel sunumlar yapacak.



24 Ocak Perşembe günü saat 19.00’da Reha Erdem söyleşisi gerçekleşecek.



Programda ayrıca yönetmenin Deniz Türküsü (2001), Ekim’de Hiçbir Kere (2006), Lost in the Post (2012) ve Bana Yalan Söyleme (2012) başlıklı kısaları da sunulacak.



“Yönetmenlerle Buluşma”ya  aynı zamanda  Reha Erdem’in filmlerinde rol alan oyunculardan Köksal Engür, Şenay Gürler, Ali Düşenkalkar, Elit İşcan, Handan Karaadam, Sermet Yeşil ve Türkü Turan da katılacak.



Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi 1999 yapımı A Ay, Büyükada'da çekilmiş, düşler, bilinçaltı ve efsanelerden oluşan, masalsı, etkileyici görüntüleri, değişik anlatımı ve deneysel arayışları olan bir film. Bir gömlek dükkanı işleten ve sıradan bir yaşamı olan Selim ile karısı Ayla'nın hayatlarına büyük bir para girmesiyle yaşadıkları trajediyi aktaran Kaç Para Kaç, Oscar Ödülleri’nde Yabancı Dilde En İyi Film dalında Türkiye'yi temsil etti. 2004 yapımı Korkuyorum Anne’nin bütün  “insanları” kendilerini, Ali'nin geçirdiği kazanın ardından gelen kafa karışıklığı ile “hayatın karmaşası” içinde bulurlar. Beş Vakit’te, her gün beş vakit dilimi içinde yaşayan fakir köyde 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız, köy sakinleri arasında öne çıkar. Reha Erdem, beşinci uzun metrajlı filmi Hayat Var, balıkçılık yapan tekneci babası ve yatalak dedesiyle beraber yaşayan 14 yaşındaki genç kız Hayat'ın büyüme sürecini aktarır. Kars’ın karlarla kaplı kasabasına sığınan bir seyyahı anlatan Kosmos, inanç, şifa, savaş, sınır, hayvanlar, Şamanizm ve Kars’ın bir araya geldiği bir masal gibidir.



İlk filmi A Ay’dan bu yana biz sinemaseverleri yedinci sanatın bütün elemanları hakkında ‘nefes almayı unuturcasına’ düşünmeye iten, çoğu zaman ‘zorlayıcı’ hamlelerle bu özelliğini doruğa çıkaran, ‘gerçeklik’in kapısını farklı biçimlerde çalmayı düstur edinen, ‘duygu’ atmosferini izleyiciyi içine kolayca çekecek klişelerden arındıran Reha Erdem, Türkiye sinemasının son 20 yılındaki en ‘yaratıcı’ yönetmenlerinin başını çekiyor kuşkusuz.... Belki uzun yıllar sonra ‘koruma altına alınması gereken değerler’ arasına girecek olan bu filmler, Türkiye sinemasının ‘altın sarısı’ sayfalarına nüfuz edeceği gibi, dünyanın da ‘örnek’ alacağı bir ağırlığa sahip olacak.” – Murat Özer



A Ay, 1989

Türkiye, 35mm, Siyah-beyaz, 100’

Türkçe

Oyuncular: Yeşim Tozan, Gülsen Tuncer, Nurinisa Yıldırım, Münir Özkul



Reha Erdem’in ilk uzun metrajlı filmi A Ay, Büyükada'da çekilmiş, düşler, bilinçaltı ve efsanelerden oluşan, masalsı, etkileyici görüntüleri, değişik anlatımı ve deneysel arayışları olan bir film. Es­ki bir ev­de ku­ral­cı ha­la­la­rı ve has­ta de­de­si­nin ya­nın­da an­ne­siz bü­yü­yen 11 ya­şın­da­ki Yek­ta’nın hayatından bir bölüm sunuyor. Gösterime girdiği yıl Locarno, Moskova, Vancouver gibi uluslararası festivallerde büyük beğeni toplamıştı. Film, şiirsel ve mistik dünyası, kendine has zaman ve mekan kurgusu ile kişisel bir sinema örneği ortaya koyuyor.



A Ay aydınlık ve çarpıcı bir şiir. Geleneksel Türk sinemasından güçlü bir kopuş.” - W. Sam (Variety)



İnsan hayatından çekip giden her anın, her şahsın, her çilenin, her rüyanın nesilden nesile, insandan insana geçen ağırlığına delalet ediyor. Bu nedenle de hayli hüzünlü, hüzünlü olduğu kadar da ürkütücü bir film. Mekan seçimi, replikleri, senaryosu ve görüntü yönetimiyle bir ilk film için hayli güçlü. Ancak filmde Erdem’in özellikle kurgu için bir arayış içersinde olduğu aşikar. Bununla beraber, Erdem’in senaryosunu yine kendisinin yazdığı sonraki filmlerinde de tıpkı A Ay’da olduğu gibi travmatik karakterlere yer vereceğine dair ilk işaretleri bu filmle alıyoruz. Ay Ay’ın peşinden ise, Erdem reklamcılık hayatına başlıyor. Kadim dostu Ömür Atay ile birlikte.” – Murat Emir Eren



Kaç Para Kaç, 1999

Türkiye, 35mm, Renkli, 100’

Oyuncular: Taner Birsel, Zuhal Gencer Erkaya, Engin Alkan, Sermet Yeşil, Bülent Emin Yarar



Bir gömlek dükkanı işleten ve sıradan bir yaşamı olan Selim ve karısı Ayla'nın hayatlarına büyük bir para girer. Para, evlenip boşanmış, bodrum katında annesiyle yaşayan ve dış dünyayla tek ilişkisi televizyon olan komşuları Nihal'i de etkiler. Küçük yaşantılarına giren büyük para, küçük bir suçu ve büyük bir trajediyi getirir. Kaç Para Kaç, Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Türkiye'yi temsil etti.



Kaç Para Kaç’ın neredeyse her karede görünen başkarakteri Selim’de Taner Birsel mükemmel bir performans sunuyor. Herhalde her oyuncunun hayalini kuracağı karakterde ağır ağır geçirdiği değişim çok etkileyici. Selim fazlasıyla ciddi ve çok namuslu, adeta namus timsali bir adam. Derken kendini, belli ki namussuzca elde edilmiş beş yüz bin doların istemeden sahibi olmuş buluyor. Para mı duruma hakim olacak, yoksa Selim'in namusu bu vartayı atlatacak mı?” –Sevin Okyay





Korkuyorum Anne, 2004

Türkiye, 35mm, Renkli, 128’

Oyuncular: Ali Düşenkalkar, Işıl Yücesoy, Köksal Engür, Şenay Gürler, Arzu Bazman



Film, Ali'nin geçirdiği bir kaza ile başlar. Kazada Ali hafızasını kaybeder. Filmin bütün “insanları” kendilerini Ali'nin kafa karışıklığı ile gelen bir karmaşanın içinde bulurlar: Hayatın karmaşası. Bu karmaşa, elden ele dolaşan, sahibini arayan değerli bir yüzük, bir hırsızlık hikayesi ve sahte bir polis soruşturması ile daha da renklenir.



“Yönetmen, İstanbul’u çok iyi kullanmış. Vapur sesleri, martıları, sokakları ve çatılarıyla karşımızda sahici bir doku var. Yitirdiğimiz o güzel eski şeyler ve organizma olarak bizler üzerine bir masal Korkuyorum Anne.” – Murat Erşahin

 



Beş Vakit, 2006

Türkiye, 35mm, Renkli, 110’

Oyuncular: Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan, Bülent Emin Yarar, Taner Birsel, Selma Ergeç


 



Beş Vakit, sırtını yüksek kayalıklara dayamış, yüzünü yüce bir denize dönmüş, etekleri zeytinliklerle süslü küçük, fakir bir köyde geçer. Zaman her gün ezan sesiyle beş ayrı vakte bölünür. İnsana özgü bütün olaylar her gün bu beş vakit dilimi içinde yaşanır. Çocukluktan gençliğe geçen, 12-13 yaşlarında üç çocuk Ömer, Yakup ve Yıldız bu beş vakitli filmde, köy sakinleri arasında öne çıkar.



Beş Vakit, adı üzerinde, kendisini ‘gündelik hayatı düzenlemek’ üzere bölümlendirilmiş döngüsel bir zaman anlayışı üzerine kuruyor. Yatsı’da başlayan film, Sabah sona eriyor. Bir günün sabahında ‘bitmeyi’ tercih ederek de, bu döngünün kendisi dışındaki devamlılığına dair bir işaret bırakmış oluyor. Bu süregiden gece/gündüz döngüsü, belki de bir türlü ‘düzelip’ ileri gidemediğinden, kimi zaman bir ânın içerisinde genişliyor, kimi zaman ise kalakalıyor. Ve yine aynı sebepten belki Beş Vakit’in çocukları için büyümek daha zor.” – Senem Aytaç

 



Hayat Var, 2008

Türkiye, 35mm, Renkli, 121’

Oyuncular: Elit İşcan, Erdal Beşikçioğlu, Levend Yılmaz, Banu Fotocan, Handan Karaadam



Reha Erdem’in bu beşinci uzun metrajı, balıkçılık yapan tekneci babası ve yatalak dedesiyle beraber yaşayan 14 yaşındaki genç kız Hayat'ın büyüme sürecini anlatıyor. Hayat, İstanbul Boğazı'na açılan bir dere ağzına kurulmuş, derme çatma ahşap bir evde yaşamaktadır. Boğaz, güzel olduğu kadar karanlık ve tehlikelidir. Babası geçinmek için küçük teknesiyle bu sularda balıkçılık yaparken, birtakım yasadışı işlere de girip çıkar. Hayat, bu zorlu, sert ve acımasız dünyaya doğmuştur ama yaşama sıkı sıkıya sarılır. Dünyadaki adaletsizliklere karşı cesaretini, dayanıklılığını ve umudunu yitirmez.



Hayat Var iddialı bir film, Erdem sinemasının geldiği noktayı gösteriyor. Jean Luc Godard sineması kadar sert de olabiliyor, Theo Angeleopulos’a yaklaşıp minimalist bir tavır da takınabiliyor mesela. Filmin bütününe bir sessizlik hakim, sessizliğin sıkıştığı noktada Orhan Gencebay devreye giriyor ve Hayat’ın ruhunu, içsel çalkantılarını müziğiyle ele veriyor. Bugüne kadar Türk sinemasında görülmemiş biçimde profesyonel ve etkileyici bir ses kullanımı var. Film bitip günler geçse de sesler akılda kalıyor, vapur, deniz ya da arabesk şarkılar fark etmiyor.” – Janet Barış



“Erdem, Türk değil dünya sinemasında bile eşine az rastlanır özgünlükte bir filmle çıkageliyor bu sefer. Filme bu denli coşkuyla yaklaşmamak için ise ya yaptığı birçok numaradan yorulmak ya da onları anlamamak lazım. Zira ‘Türkiye’nin sosyal yapısı, postmodern bir sinema diliyle nasıl devrimci bir film modeline yerleştirilir?’ sorusunun dersini veriyor Reha Erdem burada.” – Kerem Akça



Kosmos, 2010

Türkiye, 35mm, Renkli, 121’

Oyuncular: Sermet Yeşil, Türkü Turan, Hakan Altuntaş, Sabahat Doğanyılmaz



Film, Kars’ın karlarla kaplı kasabasına sığınan seyyah, Kosmos’un hikayesidir. “Aşk”ı arayan, ölü çocukları diriltmek gibi mucizeler yaratabilen bu sıra dışı adamın yaşadıklarını izler.  İnanç, şifa, savaş, sınır, hayvanlar, Şamanizm ve Kars’ın bir araya geldiği bir masal gibidir.



“Hayvanlarla insanların kader yoldaşı olduğu bir alem burası. İster demirden ister etten kemikten, korku dolu ya da çığırtkan, mükemmel ayrıntı çekimlerinden bize bakıyor bütün bu hayvanlar, her şeyi bizim kadar ‘anlıyor’ ya da ‘anlamıyorlar’.... Kosmos, dünyayı anlayamasalar da anlamadıklarını sezen hayvanlar dünyasına koşut insanlar dünyasındaki gafletin hikayesi (ya da kıssası)... Herkesin beklemede olduğu, ordu ile sivil arasında, mesihlik ile delilik arasında, ‘hiçbir şey olmuyor’ duygusu ile ‘bir şeyler olacak’ beklentisi arasında bir arafta sallanan bir memleket hissi ancak bu kadar güzel aktarılabilirdi.” – Fatih Özgüven



Kısalar:



Deniz Türküsü, 2001

Türkiye, DVD, 4’

Oyuncu/Ses: Cüneyt Türel

“İnsan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Yahya Kemal Beyatlı'nın şiirinden yola çıkan, rüya gibi bir yolculuk.



Ekim’de Hiçbir Kere, 2006

Türkiye, DVD, 26’

Erdem, sabit bir kadrajda yakaldığı bir manzara kesitini her defasında farklı sunarak izleyicinin zaman ve mekan algılayışını sorguluyor.



Lost in the Post, 2012

Türkiye, DVD, 4’31”

Reha Erdem’den bir deneme...



Bana Yalan Söyleme, 2012

Türkiye, DVD, 1’23”

Reha Erdem’den bir deneme...




Facebook'ta Paylaş
14.Ocak.2013 1107 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!