Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
İçerik şu anda görüntülenemiyor
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.


Bu insanların birçoğu yıllardır hapis tutuluyor, kötü sorgulama yöntemlerine tabi kalıyor ve temel bir hak olan adil yargılanmadan mahrum bırakılıyorlar. Tutuklulukları sürecinde mutlak gücün birey üzerinde hakim olduğu açıkça görülebiliyor. Askeri sansür altında üretilen bu seri Guantanamo’daki güç ve kontrol araçlarını araştırıyor.



Clark fotoğraflardan, buluntu görüntülerden ve metinden yararlanarak temsil ve politika arasındaki bağlantıları inceler. Kontrol altında tutulma ve hapsedilmenin sonuçlarını araştırdığı Guantanamo: Eğer Işık Sönerse (2010) ve Still Life Killing Time (2007) adlı monografileriyle tanınır. Sussex, Brighton ve Sorbonne üniversitelerinde tarih ve Fransızca üzerine öğrenim gördükten sonra Londra ve Brüksel’de araştırmacı olarak çalışmış, ardından London College of Communications’da foto muhabirlik üzerine yüksek lisans yapmıştır. Sık sık konuşma ve sempozyumlara katılan Clark’ın çalışmaları tüm dünyada koleksiyonlara girmiş ve sergilenmiştir.



İstanbul Modern, günümüzün en önemli fotoğraf ödüllerinden Prix Pictet’nin finalistlerini bir araya getiriyor



Prix Pictet: Güç



İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Prix Pictet: Güç başlıklı yeni sergisinde günümüzün en önemli fotoğraf ödüllerinden Prix Pictet’nin finalistlerini bir araya getiriyor. Prix Pictet, içinde bulunduğumuz zamanın toplumsal ve çevresel sorunlarına dair kolektif bir bilinç yaratmayı hedefliyor.



Yarışma, dördüncü yılında geniş ve paradoksal bir kavram olan “Güç” konusuna odaklanıyor. Felaketlere ve umutsuzluğa yol açan güç, aynı zamanda umudun ve yenilenmenin de aracı.



30 Ocak – 28 Nisan 2013 tarihleri arasında sürecek sergi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, sebep olduğumuz hasar karşısındaki çaresizliğimiz, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.



Hem umudu hem de umutsuzluğu çağrıştıran, farklı okumalara açıkGüç kavramına odaklanan bu yılki ödüllerde Istanbul Modern de aday göstericiler arasındaydı. Ödüllere 76 ülkeden 650’den fazla fotoğrafçı aday gösterildi. Bağımsız jüri, aday gösterilen bu hem hayranlık uyandırıcı hem de rahatsız edici görüntüler arasından, 10 ülkeden 12 sanatçıyı finalist seçti.



İstanbul Modern’de açılan sergide 12 finalist sanatçının fotoğrafları yer alıyor: Robert Adams (ABD), Daniel Beltrá (İspanya/ABD), Mohamed Bourouissa (Cezayir/Fransa), Philippe Chancel (Fransa), Edmund Clark (Birleşik Krallık), Carl De Keyzer (Belçika), Luc Delahaye (Fransa), Rena Effendi (Azerbaycan), Jacqueline Hassink (Hollanda), An-My Lê(ABD/Vietnam), Joel Sternfeld (ABD), Guy Tillim (Güney Afrika).



Sanatçıların çalışmaları, “güç” olgusu etrafında, yakın geçmişte yaşadığımız ve halen yaşamakta olduğumuz çarpıcı gerçekleri dolaysız biçimde gözler önüne seriyor.



Oxford Üniversitesi Smith Yatırım ve Çevre Okulu Direktörü ve Birleşik Krallık Hükümeti Eski Bilim Danışmanı Profesör Sir David King’in başkanlık ettiği bağımsız jürinin diğer üyeleri arasında Financial Times Sanat Editörü Jan Dalley, Büyüme konulu Prix Pictet ödülünün sahibi Mitch Epstein, sanat tarihçisi ve eleştirmen Michael Fried, Pictet&Cie Sanat Danışmanı ve Küratörü Loa Haagen Pictet, sürdürülebilirlik danışmanı Leo Johnson, Mori Sanat Müzesi (Tokyo)Direktörü Fumio Nanjo ve Victoria and Albert Müzesi (Londra) Direktörü Martin Roth bulunuyordu.



Aday listesi 4 Temmuz 2012’de Les Rencontres d’Arles’da açıklandı ve 7 Temmuz 2012’de Financial Times’tan tüm dünyaya duyuruldu.



9 Ekim 2012’de Londra’daki SaatchiGallery’de finale kalan 12 fotoğrafçının çalışmalarının bir araya geldiği serginin açılışında ünlü mimar Norman Foster bu yılki ödülün kazanan sanatçısı olarak Luc Delahaye’i açıkladı. Destek Ödülü için ise Simon Norfolk seçildi. Londra’daki serginin ardından Prix Pictet: Güç dünyayı dolaşmaya başladı. Münih, Paris ve Beyrut’u gezdikten sonra İstanbul Modern’e gelen sergi, 2014 yılında San Diego’daki Museum of PhotographicArts’ta (MOPA) son bulacak.



Prix Pictet, çevresel ve toplumsal sorunlara dikkat çekmeyi amaçlıyor



2008 yılında Cenevre merkezli özel banka Pictet&Cie tarafından başlatılan Prix Pictet, kısa süre içinde fotoğraf ve sürdürülebilirlik üzerine dünyanın önde gelen ödülüne dönüştü. Prix Pictet, günümüzün acil çözüm bekleyen toplumsal ve çevresel sorunlarıyla yüzleşmek için nitelikli fotoğrafları öne çıkartmayı amaçlıyor. Kuruluşundan bu yana dünyanın önde gelen fotoğraf ödülleri arasında yerini alan Prix Pictet’nin dördüncü yılında konu olarak Güç seçildi. Bundan önceki ödüllerin temaları ise Su, Dünya ve Büyüme’ydi.



Dördüncü Prix Pictet’nin temasına dayalı olan Güç adlı kitap teNeues tarafından yayınlandı ve dünya çapında dağıtıldı. Güç, aday listesine giren fotoğrafçıların çalışmalarının yanı sıra aday gösterilen başka fotoğrafçıların güçlü görüntülerine de yer veriyor.



Ödüllere eşlik eden kitabın önsözünde, Onursal Başkan Kofi Annan şöyle yazıyor: “Adaylar arasına giren fotoğrafçıların çalışmaları insan kırılganlığının canlı bir portresini çizerken aynı zamanda umutsuzluğa yol açan güçlerin müthiş bir umudu doğurabileceğini de hatırlatıyor. Bu fotoğraflar, zorluklar karşısında merhamet, cesaret ve dayanışma kapasitemizin farkına varmamızı sağlayarak bizleri yüreklendiriyor.”



Prix Pictet’nin 100.000 İsveç frangı para ödülü ve aday gösterilen fotoğrafçılardan birinin Banka’nın sürdürülebilirlik projesi yürüttüğü bir bölgeyi fotoğraflamak üzere davet edildiği Destek Ödülü olmak üzere iki ödülü bulunuyor.



Bu yıl Medair’in Bamyan eyaletindeki çalışmalarını desteklemeye karar veren Pictet&Cie Ortakları, Destek Ödülü’nü adaylardan Simon Norfolk’a verdi. Dördüncü Destek Ödülü için Prix Pictet tarafından seçilen İsviçre merkezli yardım örgütü Medair, 1996 yılından beri Afganistan’da faaliyet gösteriyor, toplumların kuraklık, sel ve toprak kayması gibi felaketleri atlatmalarını sağlayıp bu bölgelerin gelecekte de korunabilmeleri için sel önleyici altyapılar gibi Felaket Risk Azaltma stratejilerini öğretiyor ve uyguluyor. Medair ayrıca temiz su ve hijyeni teşvik etmenin yanı sıra kadınlar ve çocukların becerilerini geliştirerek yeni nesile toplumlarını yeniden kalkındırma konusunda umut veriyor.



Bamyan’da Taliban rejimi altında azınlıkta kalan Hazara etnik grubunundan özellikle de kadınlar ve çocukların zor durumda olması sebebiyle, Pictet&Cie Simon Norfolk’un fotoğrafları sayesinde ve Medair’in bölgede çalışan Afgan ve uluslararası çalışanlarının da desteğiyle dünyanın dikkatini Bamyan eyaletine çekmeyi hedefliyor. Prix Pictet’nin önceki destek görevlerini Munem Wasif(Bangladeş), Ed Kashi (Madagaskar) ve Chris Jordan (Kenya) tamamlamıştı.



Sanatçılar



Amerikalı Robert Adams’ın Geri Dönüş serisi,ormancılıkta tartışmalı bir uygulama olan ve bir bölgedeki ağaçların tamamının ya da büyük bölümünün kesilmesi anlamına gelen tıraşlama yöntemini ele alıyor. Adams, tıraşlanan ormanlardan geriye kalanları ve henüz gelişmeden “hasat edilmiş” daha küçük kök kalıntıları fotoğraflıyor.



20 Nisan 2010’da BP’nin DeepwaterHorizon petrol platformunun patlaması, dünya denizlerindeki en büyük petrol akıntısının Meksika Körfezi’nde yaşanmasına neden oldu. Felaketten etkilenen yaklaşık 1000 kilometrelik sahil şeridinde petrolün ve temizleyici maddenin etkileri sürüyor. İspanyol asıllı Amerikalı Daniel Beltrá, çevre felaketini 900 metre yukarıdan fotoğraflayarak insanın doğaya verdiği akıl almaz zararları gözler önüne seriyor.



Cezayir asıllı Fransız Mohamed Bourouissa coğrafi ve toplumsal alanlardaki stereotipleri incelemek üzere kentsel çevrelerde çalışarak toplumsal gerçekliği araştıran çalışmalar üretiyor. Bourouissa, Paris’in banliyölerindeki göçmenlerin güç savaşlarını yansıtırken, görüntülerinde tarihi tablolara gönderme yapıyor, öznelerini Fransız İhtilali çerçevesine yerleştiriyor ve toplum içindeki önyargıları ele alıyor.



Haziran 2011’de, tsunamiden ve Fukushima civarındaki nükleer kirlilikten en çok etkilenen bölge olan kuzey batı Japonya’daki Tohoku’ya giden Fransız Philippe Chancel, bozulmamış bir alan bulmak için, nükleer santralin etrafında bulunan girilmesi yasak bölgenin sınırından kuzeye doğru ilerledi. GPS verilerini kullanarak aynı anda çekilen ve Google Earth’te kullanılan uydu fotoğraflarıyla yolculuğunu yeniden kurguladı.



Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varlığını sürdürmesini, Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğinin simgesi olarak niteleyen Britanyalı Edmund Clark, kontrol altında tutulma ve hapsedilmenin sonuçlarını araştırdığı Guantanamo: Eğer Işık Sönerse (2010) ve Still Life Killing Time (2007) adlı monografileriyle tanınıyor. Clark, Guantanamo görüntüleriyle gücün özgürlükte ve tutsaklıkta aldığı biçimleri gösteriyor.



Belçikalı Carl De Keyzer’in Tufandan Önceki Anlar başlıklı çalışması, Avrupa’nın küresel iklim değişikliği felaketiyle nasıl başa çıkmaya çalıştığı üzerine fotoğraflarla, görsel bir araştırma. Avrupa’nın 65 bin kilometre uzunluğundaki kıyıları, geçmişten kalmış ve hiçbir işe yaramayan kıyı savunma yapılarıyla dolu. Birçoğuna büyük malzeme ve insan emeği harcanmış, ama çoğu “düşman” gelmediği, geldiği zaman da yapılar artık eskidiği için hiçbir zaman kullanılamamışlar. Bu araştırma programı büyük ölçüde tehlikenin ne kadar gerçek olduğunu tanımlayamamanın ve ona karşı savunmamızın gücünü ölçememenin doğurduğu bu örtük gerilime odaklanıyor.



Yarışmanın kazananı olarak seçilen Fransız Luc Delahaye, güç konusunu farklı biçimlerde ele aldığı çarpıcı fotoğraflarıyla öne çıkıyor. Çatışmaları, dünyadaki olayları ya da toplumsal meseleleri ele alan büyük boyutlu renkli çalışmalarıyla tanınanDelahaye’in görüntüleri objektif, doğrudan ve ayrıntı yönünden zenginler. Delahaye, “anlatıyla ve fotoğrafın gerçeklik üzerindeki fenomenolojik etkisiyle” ilgilendiğini belirtiyor.



Çernobil felaketinden yirmi altı yıl sonra 4 Numaralı Reaktör’ü çevreleyen “Yabancılaşmış Bölge” denilen 30 kilometre yarıçapındaki alandaki erzak, ev eşyası, felaketin kalıntıları gibi cansız nesnelere odaklanan Azerbeycanlı Rena Effendi, natürmort prizmasını kullanarak hem bu nükleer facianın uzun vadeli etkilerini hem de insan ruhunun yıkım karşısındaki gücünü gözler önüne seriyor. 



Hollandalı Jacqueline Hassink’in Arap Alanları (2005-06) adlı serisi, Londra merkezli Arap Uluslararası Kadınlar Forumu (AIWF) başkanı Bayan Al Kaylani ile ortaklaşa üretildi. İş dünyasında lider olan Arap kadınlara yer veren seri, onların genellikle Batı medyasında görülen stereotipik imajlarından farklı bir gerçekliği görünür kılıyor.  Arap iş kadınlarının toplantı ve yemek odalarını yan yana getirerek, gücün hayata nüfuz ettiği iki sembolik alana odaklanıyor.



Savaşa, mitlerine ve belleğe odaklananVietnam asıllı Amerikalı An-My Lê’nin California’daki Deniz Piyadeleri Hava-Yer Muharebe Merkezi’nde Irak’a gitmek üzere eğitim gören deniz piyadelerini görüntülediği Twentynine Palms serisindeki siyah-beyaz fotoğrafları 19. yüzyıl savaş fotoğraflarına yakın duruyor.



Kasım 2005’te Kanada’nın Montreal şehrindeki 11. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’na katılan Amerikalı Joel Sternfeld, ekolojik çöküş konusunda geri dönülebilir noktayı geçmiş olabileceğimizi düşünen yirmi bin delegenin bu konuda duydukları korkunun yüzlerine en çok yansıdığı anlarda fotoğrafını çekti. 



Başlangıçta emperyalist işgale ve sömürge idaresine maruz kalan Demokratik Kongo Cumhuriyeti olarak bilinen topraklar, Patrice Lumumba’nın suikasta kurban gitmesi, Mobutu Sese Seko’nun diktatörlüğü, iç savaş, BM desteğiyle yakın zamanda yapılan seçimlerin baltalanması gibi felaketler yaşadı. Güney Afrikalı Guy Tillim’in görüntüleri sömürge sonrası Kongo’da iktidarda olan kişi ve kurumların bazı yönlerini görünür kılıyor.




Facebook'ta Paylaş
29.Ocak.2013 1101 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!