Güneşsiz - Chris Marker
İçerik şu anda görüntülenemiyor
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.


İstanbul Modern Sinema’da Chris Marker’ın filmleri gösterilecek



“Heykeller de Ölür”



İstanbul Modern Sinema, “Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar” sergisine paralel olarak, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle düzenlediği Heykeller de Ölür başlıklı programda, geçtiğimiz temmuz ayında kaybettiğimiz Fransız sinemacı Chris Marker’ın 13 filmini gösteriyor.



Tıpkı çağdaşı Jean-Luc Godard’ın kurmaca filmi dönüştürmesi gibi, Marker da belgeselde devrim yaratarak türün tanımını sorgulayan, sınırlarını zorlayan filmler üretti. Yönetmenin 1952 yılında Helsinki Olimpiyatları üzerine çektiği ilk filminden başlayarak 2012 Viyana Film Festivali için hazırladığı fragmanın videosuna uzanan bu program, yönetmenin özel montaj estetiğini, fotoğraf karelerini ve imgeleri biriktirmedeki zekasını konuşturduğu avangart belgesellerden oluşuyor.



7 -17 Şubat tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da gösterime sunulacak Heykeller de Ölür programının öne çıkan filmleri arasında yer alan siyah-beyaz fotoğraflarla anlattığı bilimkurgu hikayesi  Dalgakıran (La Jetée), 33 yıl sonra, 1995’te Oscar adayı olan Terry Gilliam’ın 12 Maymun’u ile birlikte yeniden gündeme gelmişti. Öne çıkan diğer bir film ise insan hafızası ve hatırlama üzerine Japonya’dan Afrika’ya uzanan karmaşık bir yol filmi olan 1983 yapımı Güneşsiz (Sans Soleil). 1900 ile 1989 yılları arasında yaşamış Rus yönetmen Alexander Medvedkin’e ithaf edilen Son Bolşevik, Sovyetler Birliği’nde sanatı arka plana alarak yönetmenin hem özel hayatını hem sinemasını anlatır.  Chris Marker, Andrei Arsenevich’in Bir Günü’nde  ise “Sovyetlerin son büyük yönetmeni” Andrei Tarkovski’nin filmografisinden parçalarla, son filmi “Kurban”ın (Offret, 1986) setinden çektiği bölümleri ve yönetmenin kanserle mücadelesinin sonlarında, ölüm döşeğindeki görüntülerini bir araya getirir. Pentagon’un Altıncı Yüzü’nde 21 Ekim 1967’de  farklı insan gruplarından100 bin protestocu toplanarak Pentagon’a doğru yürüşünü aktarır. Havanın Dibi Kırmızıdır’ın ilk bölümünde sol hareketin 1967 yılında ortaya çıkışına odaklanırken, ikinci bölünde Latin Amerika’nın sosyalist hareketlerine eğilir.



Altmışlar - 5 Kısa Film



Görüşmek Üzere ( A Bientot J’Espere)



1967, 45’



Yönetmenler: Chris Marker, Mario Marret



Dil: Fransızca



Fransa’daki 1968 Mayıs olaylarından önce, adeta o büyük isyanın habercisi olacak bir eylem gerçekleşir. 1967 yılının Mart ayında Besançon’da bir tekstil fabrikasında çalışan işçiler büyük bir greve girer. Sadece maaşları ve çalışma koşullarıyla ilgili değil, daha büyük toplumsal ve politik değişimler de talep ederler. Marker kamerasını bu grevin hikayesini anlatmak üzere o fabrikaya götürür.



Madem ki Mümkün (Puisqu’on vous dit que c’est Possible)



1973, 43’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca



Yine işçi sınıfının devrimini inceleyen bir belgesel. Bir saat fabrikasının işçileri, çalıştıkları fabrikanın kapatılmasını ve satılmasını kabul etmezler.  Ürettikleri saatleri kendileri satacaklardır. İşçilerin tüm ısrarlarına rağmen yöneticiler bunu reddedince isyan sokaklara sıçrar.



2084



1984, 10’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: İngilizce, Fransıca



Chris Marker bu kısa filminde, 2084 yılında geçen bir haber programı kurgular. 22. yüzyılın başlangıcı için üç farklı senaryosu vardır. Marker, küresel “ağ ekonomilerinin” şafağında sosyalist bir bakış açısıyla Fransa’daki sendika hareketinin rolünü araştırır.



Pentagon’un Altıncı Yüzü (La Sixiéme Face Du Pentagone)



1967, 27’



Yönetmenler: Chris Marker, Francois Reichenbach



Dil: İngilizce



1967 yılının 21 Ekim’inde 100 bin protestocu toplanarak Pentagon’a doğru yürür. O güne kadar gerçekleşen bu en büyük örgütlenme, farklı insan gruplarını bir araya getirir. Che Guevara iki hafta önce öldürülmüştür ve birçokları için bu, sadece savaşa karşı bir yürüyüş değil, Amerikan savaş makinesini durdurmak için doğrudan bir aksiyondur. Marker da kamerasıyla tüm bu olayın ortasındadır, görüntü ve yorumlarıyla izleyiciyi 40 yıl öncesinde yaşanan o güne götürür.



Elçilik (L’Ambassade)



1975, 22’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: İngilizce



“Elçilik”, Chris Marker’ın çoğu filmi gibi kurmaca ile belgesel arasında gidip gelen bir yapıya sahip. Marker tarafından betimlenen elçilik hayatı, dış dünyadan kopuk ve gelip geçici bir andan ibarettir. Filmde, adı bilinmeyen bir ülkedeki darbeden kaçarak binaya sığınan mültecilerin orada geçirdikleri günleri yansıtır. Elçi ve eşi, bu gruba kalacak ve yiyecek sağlarken isimsiz bir kameraman bu gerilimli durumu belgeler.



Havanın Dibi Kırmızıdır (Le Fond De L’air Est Rouge)



Bölüm I: Kırılgan Eller (Les Mains Fragiles)



Bölüm II:  Paralanmış Eller (Les Mains Coupées)



1977, 180’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca, İngilizce, İspanyolca



1977 yılında Fransa’nın o dönemdeki yeni sol hareketinin iniş çıkışlarını, politik çalkantılarını anlatmak için çekilmiş olan bu belgesel, 1993’te gözden geçirilerek sol görüşü Soğuk Savaş’ın sonuna ve Sovyetler Birliği’nin çöküşüne bağlanmıştır. İki kısımdan oluşan filmin ilk bölümü sol hareketin 1967 yılında ortaya çıkışına odaklanırken, ikinci yarı Latin Amerika’nın sosyalist hareketlerine eğilir. Bu üç saatlik belgesel tıpkı adı gibi, sosyalist hareketin yalnızca havada var olduğuna işaret eder. Marker, Fidel Castro, Che Guevara, Mao Zedong, Salvador Allende gibi tarihi figürlerle ilgili olağanüstü görsel belgeleri kışkırtıcı dış sesiyle birleştirerek tarihe şaşırtıcı bir canlılık katar.



1952 Olimpiyatları (Olympia ’52)



1952, 52’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca



Yönetmen, bu ilk uzun metrajlı filminde aynı zamanda görüntü yönetmenliği ve metin yazarlığı da yapmıştır. Fotomuhabir olarak dünyayı dolaştığı sırada film yapmaya merak saran Marker’ın bu ilk filmi 1952 Helsinki Olimpiyatları’nı gözlemliyor. Açılış seremonisinden bayraklara, caz müziği eşliğinde maratona hazırlanan Sovyet atletlerden Finli jimnastikçilere siyah beyaz bir olimpiyat güncesi...



Andrei Arsenevich’in Bir Günü (Une Journée D’Andrei Arsenevich)



2000, 55’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca, İsveççe, İngilizce, İtalyanca



“Sovyetlerin son büyük yönetmeni” Andrei Tarkovski üzerine bir belgesel. Tarkovski’nin filmografisinden parçalarla, son filmi Kurban’ın (Offret, 1986) setinden çektiği bölümleri ve yönetmenin kanserle mücadelesinin sonlarında, ölüm döşeğindeki görüntülerini bir araya getiren Marker, kendi yorumunu geri planda tutarak Tarkovski’nin sanatına, felsefesine ışık tutarken,  özel hayatıyla sanatı arasındaki ilişkiyi de anlamaya çalışıyor. Chicago Reader’ın sinema yazarı Jonathan Rosenbaum film için “Bildiğim en iyi Tarkovski eleştirisi, yönetmenin filmlerindeki asıl gizeme dokunmadan sinemasındaki uyuma açıklık getiriyor” diyor.



Heykeller de Ölür (Les Statues Meurent Aussi)



1953, 30’



Yönetmenler: Chris Marker, Alain Resnais



Dil: Fransızca



Alain Resnais ve Chris Marker arasındaki bu işbirliği, Afrika heykellerinin incelenmesiyle  başlıyor. Ardından bu heykellerin statüsü ve Avrupa müzelerinde sergilenmesiyle ortaya çıkan sorulara değiniyor ve sonunda Afrika heykel sanatı ve ırkçılık arasındaki nazik alana giriyor. 1954’te Jean Vigo ödülüne layık görülen ve sömürgeciliği eleştirdiği için 1960’lara kadar Fransa’da sansürlenen, sinemada sık rastlanmayacak bir görsel deneme.



Güneşsiz (Sans Soleil)



1983, 100’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca, Japonca, İngilizce



Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz,  bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.

 



Dalgakıran (La Jetée)



1962, 28’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca



Üçüncü Dünya Savaşı sonrası Paris radyoaktif bir enkaz halindedir. Yeraltında yaşayan insanlar, bir çözüm arayışı içinde zaman yolculuğu deneyleri yapmaktadır. Bu esirler arasından seçilen bir adam, çocukluğundan hatırladığı bir karenin izini sürerek esrarengiz bir kadınla buluşmak üzere geçmişe gönderilir. Bilimkurgu sinemasının dönüm noktası olarak da anılan Dalgakıran, Marker’ın şiirsel, kışkırtıcı anlatımıyla neredeyse tamamen durağan fotoğrafları canlandırdığı bir sineroman. Terry Gilliam’ın 1995 yılı yapımı 12 Maymun filminin de ilham kaynağı olarak ünlenen film, totaliter devlet deneyleri ile başlayarak insanoğlunun kırılganlığını evrensel felaket ile yan yana koyuyor. Marker’ın senaristliğin ve görüntü yönetmenliğini de üstlendiği ve onu uluslararası üne kavuşturan Dalgakıran, sanat sinemasının, bilimkurgunun ve belki Fransız Yeni Dalga sinemasının klasikleri arasında değişmez bir yere sahip.



Sırıtan Kediler (Chats Perches)



2004, 59’



Yönetmen: Chris Marker



Dil: Fransızca



11 Eylül’ün sonrasındaki kasım ayında sokaklarda, binalarda ve metro duvarlarında belirmeye başlayan sırıtan sarı kedi resimleri, birçok Parisli gibi Chris Marker’ın da dikkatini çekmeye başlar. Bunun üzerine Paris sokaklarına düşer ve bu esrarengiz kediyi takip etmeye başlar. Eylemlerden seçim kampanyalarına, magazin skandallarından Irak Savaşı’na, Fransa’nın politik gündemini kedi gibi takip eder. Bu arada Bay Kedi isimli bir sanat kolektifi peydahlanır. Centre Pompidou’nun önünde maskotlarını temsil eden büyük bir resim açarlar. Marker’ın ünlü kedisi ile Bay Kedi’nin yolları böylece kesişir...



Son Bolşevik (The Last Bolshevik / Le Tombeau D’Alexandre)



1993, 120’



Yönetmen: Chris Marker



1900 ile 1989 yılları arasında yaşamış Rus yönetmen Alexander Medvedkin’e ithafen yapılan film, Sovyetler Birliği’nde sanatı arka plana alarak yönetmenin hem özel hayatını hem sinemasını anlatır. Marker, Medvedkin’in 1934 yapımı klasik filmi Mutluluk (Schastye) başta olmak üzere komedilerinden, haber amaçlı acı savaş görüntülerine uzanan politik, sanatsal ve ahlaki evrenine dair bir panorama çizer. Ne de olsa hayranı olduğu bu sinemacı, izleyiciye “film değil, sinema vermiştir”.



 




Facebook'ta Paylaş
06.Şubat.2013 1298 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

ŞEHRİN CAZ HALİ BAŞLIYOR
Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, bu yıl 26. yaşını kutluyor. Caz dünyasının saygın isimlerini Türk izleyicisi ile buluşturan Festival, 12-23 Ekim tarihlerinde şehri yine cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.
Sanatçı ve Zamanı
İstanbul Modern, “Sanatçı ve Zamanı” adlı yeni koleksiyon sergisi ile sanatçıların zaman fikri etrafında birey olarak kendilerini ve çalışmalarını nasıl konumlandırdıklarına odaklanıyor.
Komşular sergisinde söyleşiler ve performanslar
İstanbul Modern’de gerçekleşecek etkinliklere sergi sanatçıları ve dans toplulukları katılacak
İstanbul Modern’de Aşk Var!
İstanbul Modern, Sevgililer Günü dolayısıyla 14-15 Şubat’ta çiftlerin başbaşa gezerek deneyimleyebilecekleri özel bir tur gerçekleştiriyor. Turda, müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki, danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor.
Komşular - Türkiye ve Çevresinden Güncel Anlatılar
Türkiye’den çıkan en tanınmış çizgi roman karakterlerinden biri olan Abdülcanbaz’ın hem yaratıcısı hem yazar ve çizeri olan Turhan Selçuk’un ilk karikatür çalışmaları 1941’de Adana Türksözü Gazetesi’nde yayımlanır.
Rasathane
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Rasathane sergisiyle Barbara ve Zafer Baran’ın 1999’dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor.
Hepimiz Aynı Gemideyiz
İstanbul Modern, dünyanın farklı yerlerinden güncel video, kısa film ve hareketli görüntüleri bir araya getiren Artists’ Film International / Uluslararası Sanatçı Filmleri programını 21- 24 Kasım 2013 tarihleri arasında İstanbul Modern Sinema’da tematik seçkilerle gösteriyor.
Alfred Hitchcock’un sessiz filmleri gösterimde
İstanbul Modern Sinema, British Council işbirliğiyle Alfred Hitchcock’un sessiz filmlerini gösterime sunuyor. Canlı performanslarla 9 Hitchcock filmi
Atölye Modern, sonbahar dönemi başlıyor
İstanbul Modern’in atölye ve seminer programı Atölye Modern’in sonbahar dönemi 2 Kasım 2013’te başlıyor. Atölye Modern Sponsoru Finansbank Private Banking katkılarıyla gerçekleşen Atölye Modern’in bu dönemki programı Modern ve Çağdaş Sanat Tarihi Seminerleri, Türkiye’de Çağdaş Sanat Seminerleri, Mario Levi ile Yaratıcı Yazarlık Atölyesi, Seçkin Pirim ile Proje Atölyesi, Bahar Korçan ile Esin Fabrikası ve Nusret Polat ile Sanatsal Düşünce Semineri’nden oluşuyor.
Ölesiye
İstanbul Modern Sinema, 19-29 Eylül tarihleri arasında “Ölesiye” başlıklı programla, tutkunun hükmettiği hayatların geçtiği 11 filmlik bir seçki sunuyor. İrade ve yargıları aşan güçlü ihtirasların yaşandığı kara sevdalara, tutkudaki teslimiyet kavramına, tutkuyla tutsaklığın arasındaki çizginin kaybolduğu farklı kaderlere bakan programda, sinema tarihinin farklı dönem ve coğrafyalarından örnekler yer alıyor.
ONE DIRECTION Sahne Arkası
Her One Direction hayranının okuması gereken rehber!
Immanuel Kant: Aydınlanma Nedir?
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
geriver.com hediye kitap şenliği
geriver.com’a üye olarak en az 100 kitap ekleyenler hediye kitaplar kazanıyor. En güncel kitaplar adresinize hediye olarak geliyor. Kitapseverlerin kitap paylaşımlarına destek olmak için düzenlenen kampanya ile geriver.com, üyelerinin kayıtlı adreslerine en güncel romanlardan hediye gönderiyor.
Bir Sapığın İdeoloji Rehberi
İstanbul Modern Sinema'da 11-23 Mayıs tarihleri arasında gösterilecek "Bir Sapığın İdeoloji Rehberi" programı adını süperstar filozof Slavoj Zizek’in son belgeselinden alıyor.
Göğe Bakma Durağı’nda performanslar
YAP İstanbul Modern: Yeni Mimarlık Programı kapsamında temmuz ayında İstanbul Modern’in bahçesinde başlayan bir dizi ücretsiz etkinlik, ağustos ayında da sürüyor.
Türkiye’nin en iyi 5.müzesi
İstanbul Modern, dünyanın en büyük turizm sitelerinden biri olan TripAdvisor.com tarafından Gezginlerin Seçimi 2013 Ödülü’ne (Travellers’ Choice 2013) layık görüldü.
Yeni Yollar
İstanbul Modern Sinema, Goethe-Institut Istanbul işbirliğiyle bu yıl beşinci kez düzenlenecek olan Almanya’dan Yepyeni Filmler seçkisi, 6-16 Haziran 2013 tarihleri arasında seyirciyle buluşuyor. Artık gelenekselleşen gösterim programında, yılın öne çıkan, uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödül kazanmış Alman filmleri yer alıyor.
Yakın Menzil
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, 9 Mayıs- 27 Ekim 2013 tarihleri arasında Türkiye’de güncel fotoğrafa odaklanan Yakın Menzil sergisine ev sahipliği yapıyor.
Asifa Bordo Seçkisi
“ASIFA’nın En İyileri” ve Shin’in son iki yılda yapılmış Güney Kore filmleri arasından seçtiği canlandırmaların yer aldığı “ASIFA Kore Seçkisi” Canlandıranlar Festivalinde izlenebilecek.
Canlandıranlar Festivali
İstanbul Modern Sinema, 25-28 Nisan tarihleri arasında Canlandıranlar Derneği ve Puruli Kültür Sanat işbirliğiyle düzenlenecek Canlandıranlar Festivali’nin ilkine ev sahipliği yapıyor.
Geleceği Aydınlatan Fenerler
İstanbul Modern, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı, 8. Çocuk Şenliği kapsamında Geleceği Aydınlatan Fenerler adlı programla kutluyor. Bu programda çocuklar, gelecek öngörülerini ve gelecekten beklentilerini sanatla anlatıyor.
Güç Belgeselde
İstanbul Modern Sinema, Prix Pictet: Güç fotoğraf sergisine paralel olarak, Documentarist işbirliğiyle “Güç Belgeselde” başlıklı 10 filmlik bir belgesel programı hazırladı. Bu belgesel seçkisi, serginin içeriği gibi, insan ve doğa arasındaki hayatta kalma mücadelesi, toplumsal güç çatışmaları, işgal ve isyanlarla bugün içinde bulunduğumuz dünyadaki iktidarın ikilemlerini ortaya koyuyor.
Gerçeküstü Otoportreler
İstanbul Modern, Paris’teki Centre Georges Pompidou işbirliği ve Eğitim Sponsoru Garanti Bankası’nın katkılarıyla gerçekleştirdiği Genç İstanbul Modern etkinliklerini, 15 Mart-31 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen Meka-Kolaj Atölyesi adlı 13. programıyla sürdürüyor.
Geçmiş ve Gelecek
İstanbul Modern, 20 Mart Çarşamba günü açılan "Geçmiş ve Gelecek" adlı yeni koleksiyon sergisiyle sanat müzelerinin geçmişle kurdukları tarihsel bağa ve geleceğin şekillenmesine yönelik üstlendikleri birikime ve sorumluluğa vurgu yapıyor.
Süzülüp mavi göklerden yere doğru
Süzülüp mavi göklerden yere doğru Omuzuma bir beyaz güvercin kondu Aldım elime, usul usul okşadım Sevdim, gençliğimi yeniden yaşadım
Güneşsiz - Chris Marker
Zaman, insan hafızası ve film arasındaki ilişkiyi inceleyen olağanüstü bir yol filmi. Güneşsiz, yaşam mücadelesinin iki kutbunda duran Afrika'dan Japonya'ya uzanırken hafızanın kişisel ve küresel hikayeleri ne denli etkilediğini gösteriyor. Adını Modest Mussorgsky’nin şarkı döngüsünden alan film bir tür meditasyon gibi. Hayat kesitlerinden muazzam sinematografik sahneler bir montaj teorisyeni tarafından hazırlanmış. Ölü kediler için dua edilen bir Japon tapınağı, avcılar tarafından katledilen bir zürafa... Güneşsiz, bunlar gibi nice sahneyle belgesel türünün sınırlarını genişletiyor.
Guantanamo Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor.
Guantanamo Körfezi’ndeki askeri hapishanenin hala varolması, Edmund Clark için Teröre Karşı Küresel Savaş’taki güç dengesizliğini simgeliyor. Başkan Bush ‘düşman savaşçı’ olarak gördüğü herkesi süresiz olarak gözaltında tutma yetkisine sahip olduğundan beri tüm dünyadan yüzlerce insan Guantanamo’ya gönderildi.
İstanbul Modern’de yeni bir dizi başlıyor: Yönetmenlerle Buluşma
Sinema yazarları ve oyuncuları Reha Erdem’i anlatıyor İstanbul Modern Sinema’da, Türkiye’nin güncel sinema kültüründe sanatsal kimliği ve özgün yaklaşımlarıyla öne çıkan yönetmenlerin konuk olacağı “Yönetmenlerle Buluşma” başlıklı yeni bir dizi başlıyor. Farklı kuşaklardan yönetmenlerin davet edileceği program, onların gözünden üretimlerine ve günümüz sinemasının dinamiklerine odaklanıyor
Contours of Contemporary Kosova 29 Aralık'ta İstanbul Modern Sinema'da
İstanbul Modern Sinema, 27- 29 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek festival Contours of Contemporary Kosova’yı bir günlüğüne konuk ediyor. Kosova’nın önde gelen sanatçı, aktivist, müzisyen ve teorisyenlerini bir araya getiren festival, sanat, film, müzik, sunum ve tartışma etkinlikleriyle ülkenin kültürel değerlerini temsil ediyor, Türkiye ve Kosova arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkıda bulunuyor.
Afrika'dan Paris'e, tiyatrodan sinemaya uzanan bir "hayat okulu"
İstanbul Modern Sinema, Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle 6-9 Aralık tarihleri arasında, kariyeri Afrika kıtasından Paris’e uzanan oyuncu Sotigui Kouyaté’yi yedi filmiyle anıyor. “Babam, öldüğü güne kadar benim okulumdu. Ölümünden sonra bana geriye kalan yalnızca hayat okulu.
İstanbul Modern - Upload Sinema Maratonu ve Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali
İstanbul Modern Sinema bu ayinterneti beyazperdeye taşıyan Upload Sinema Maratonu ve kısa filmlerden oluşan Sinepark Kısa Tür Filmi Festivali ile iki farklı etkinliğe ev sahipliği yapıyor.
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında İstanbul'da
“WOMİST - İstanbul Dünya Müzikleri Festivali”nin üçüncüsü 15 – 29 Kasım 2012 tarihleri arasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü’nün Himayesinde, Pi Production organizasyonu ile gerçekleştiriliyor.
Roger Waters 2013'te İstanbul'da
Pink Floyd'un büyük ismi Roger Waters 2013 turnesi kapsamında İstanbua geliyor, konser için bilet satışları başladı.
Uluslararası Sanatçı Filmleri
İstanbul Modern, 12 ülkeden video, animasyon ve kısa filmler sunuyor.
İstanbul
Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Kamyonlar kavun taşır ve ben Boyuna onu düşünürdüm, Niksar'da evimizdeyken Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sevgilerde
Sevgileri yarınlara bıraktınız Çekingen, tutuk, saygılı. Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
AKBANK 9. KISA FİLM FESTİVALİ BAŞVURULARI BAŞLADI
Türkiye'de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 9. kez düzenleniyor. Yeni fikirleri desteklemeyi ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 19-29 Mart 2013 tarihlerinde gerçekleştirilecek.
2. AKBANK CAZ FESTİVALİ İLE CAZIN YILDIZLARI İSTANBUL'DA
Caz tutkunlarının her yıl heyecanla beklediği, Türkiye'nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 22. yılında yine dopdolu bir program ile sanatseverlerle buluşacak
Beklenen sergi “Monet’nin Bahçesi” Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı.
10. yılını kutlayan S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği Monet’nin Bahçesi sergisi ziyarete açıldı.
Çanakkale Bienali başladı!
''3. Uluslararası Çanakkale Bienali'' çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı.
"Simgeler ve Suretler" sergisi sanatseverlerle buluşucak
Minyatür ve resim sanatı ustalarından Ruhsar Özer'in eserleri, 2-13 Ekim tarihleri arasında Taksim Sanat Galerisi'nde sanatseverlerle buluşacak.
"Hasretinden Prangalar Eskittim" sahne tozu yutacak!
Türk edebiyatının usta şairi Ahmed Arif, Tiyatro Kumpanyası'nın yeni oyunuyla "ilk kez" sahneye taşınıyor.
Urban Festival 4. kez İstanbullularla buluşuyor
Kuzey Avrupa müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcisi Röyksopp ve elektronik müziğin dahi çocuğu Trentemoller’i aynı sahnede buluşturuyor.
Tarantino yeniden kamera karşısına geçiyor!
Son birkaç filminde kamera önüne geçmeyen yönetmen Quentin Tarantino, son filmi ‘Django Unchained’de küçük bir rolle geri dönüyor.
Neşet Ertaş; Türkiye'nin Johnny Cash'iydi.
Her coğrafyanın simge halk ozanları vardır. Bu ozanlar; kendilerine kulak kabartıldığında, salt şarkılarının güftesini ortaya saçmaz, aynı zamanda ait oldukları kültürün özelliklerini de fısıldarlar.
Sting İstanbul'a geliyor!
Sting En Sevilen Şarkılarını, 5 Enstrümanlı Orkestra ile Çaldığı Turnesi ile istanbul'da!