KADİM KARANLIK - İŞKENCE
İçerik şu anda görüntülenemiyor
İnsanlık suçu. İnsanlığın suçu. İşkence bir insanın başka bir insana yaptığı, maruz kalan kişiden bazı talep ve beklentilerin karşılanması itiraf almak, bilgi edinmek, cezalandırmak, korkutmak amacı ile yapılan fiziksel ve ruhsal acı verici eylemler. İşkence hakkında düşünürken, her türlü kötü ve aşağılayıcı muamele akıllara gelmektedir.


İnsanlığın en kadim karanlıklarından biri olan işkence başlı başına bir araştırma konusu. Peki işkence nedir?



İnsanlık suçu. İnsanlığın suçu. İşkence bir insanın başka bir insana yaptığı, maruz kalan kişiden bazı talep ve beklentilerin karşılanması itiraf almak, bilgi edinmek, cezalandırmak, korkutmak amacı ile yapılan fiziksel ve ruhsal acı verici eylemler. İşkence hakkında düşünürken, her türlü kötü ve aşağılayıcı muamele akıllara gelmektedir.  Ve bu muamelelerin yalnızca insanın insana yaptığı muameleler değil, aynı zamanda insanın hayvana veya bazen hayvanın hayvana yaptığı muameleleri bile kapsadığı düşünülür.



Maalesef pek çok ülke ve devlet tarafından tarih boyunca bu insanlık dışı karanlık eylemler uygulanmıştır. Öyle ki işkence ile alınmayan ifade, Roma imparatorluğunda güvenilir kabul edilmezdi. Maalesef ki toplumsal düzen vs. gibi sebeplerle toplumsal kanaat önderlerinin de bu konuyu açıkça desteklediği dönemler olmuştur.



Orta çağ’da Avrupa da işkence adalet sisteminde meşru görülür, itiraf ettirmek, suç ortaklarının isimlerini almak gibi amaçlarla kullanılırdı. Engizisyon mahkemelerinde sıklıkla işkence yapılmış ve bu normal karşılanmış, adeta yasal bir uygulama olmuştur. Hatta işkence için en iyi yöntemlerin neler olabileceği konusunda ciddi çalışmalar yapılmış tesisler kurulmuştur.



Bu kadim karanlığın yok edilmesi için de 10 Aralık  1984 tarihinde “İŞKENCE VE  DİĞER ZALİMANE GAYRIİNSANİ VEYA KÜÇÜLTÜCÜ MUAMELE VEYA CEZAYA KARŞI BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SÖZLEŞMESİ”ne Taraf olan Devletler; sözleşmenin başında belirtilen amaçlar doğrultusunda “Birleşmiş Milletler Antlaşmasında ilan edilen ilkelere uygun olarak insanlık aleminin tüm mensuplarının eşit ve vazgeçilmez haklarının tanınmasının,  dünyada hürriyetin, adaletin ve barışın temelini oluşturduğunu düşünerek,



Bu hakların, kişinin haysiyetine bağlı olarak meydana geldiğini kabul ederek, Devletlerin Birleşmiş Milletler Antlaşması ve özellikle 55'inci madde gereğince İnsan Hakları ve Ana Hürriyetlerine saygıyı dünyada yaymak ve bunlara uyma yükümlerini düşünerek,



Hiç kimsenin işkence veya zalimane, gayrı insani veya küçültücü muamele veya cezaya tabi tutulmamasını öngören, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 5 ve Uluslar arası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 7'nci maddelerini dikkate alarak, Genel Kurul tarafından 9 Aralık 1975 tarihinde kabul edilen, İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayrı insani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Tabi Tutulan Kimselerin Korunmaları Hakkında Beyanname'yi keza dikkate alarak, Bütün dünyada işkence ve diğer zalimane, gayrı insani veya küçültücü muamele veya cezaya karşı mücadeleyi daha etkinleştirmeyi arzulayarak, Aşağıdaki maddeler üzerinde anlaşmışlardır. “ şeklinde ilkelerini belirlemişlerdir.



KAMU GÖREVLİSİ YAPARSA İŞKENCE,  SİVİL YAPARSA İŞKENCE DEĞİL.



Sözleşmenin birinci maddesinde işkence “bir şahsa veya  bir üçüncü şahsa, bu şahsın veya üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayrım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatıyla uygulanan fiziki veya manevi ağır acı veya ızdırap veren bir fiil “ olarak tanımlanmıştır.



Burada enteresan bir algı ortaya çıkıyor. Yani bu eylemlerin tamamını kapsayan bir eylem gerçekleştirildiği zaman, işkence olup olmadığı, uygulayıcının kamu görevlisi olup olmadığı’na göre değişiyor. Uygulayan kamu görevlisi değil ise işkence değil mi? Mutlaka adli bir vaka ama kavramsal olarak biraz sakıncalı bir durum ortaya çıkıyor gibi görünüyor.



İşkence, yapanın toplumsal konumu ne olursa olsun işkence olarak tanımlanmalı. Aynı eylem her yerde aynıdır.  Tabi, tarih boyunca işkence, devletlerin sistematik olarak başvurduğu olağan yöntemlerden biri olduğu için önlemler ilk olarak galiba devletin bireye bakışı ile ilgili olarak alınmış gibi.



İşkence en aşağılık eylem türlerinden birisi. Dünyada her gün fiziksel veya psikolojik işkenceye maruz kalan ve bunu kimseye duyuramayan bir çok insan olduğu gerçeği üzerine daha da gidilmesi ve yalnızca eylem neticesinde cezalandırmak dışında önleyici olabilen uygulamalar geliştirilebilmesi için çalışılmasıdır.



İnsan Hakları Bildirgesinde, işkence çok ciddi bir insan hakları ihlali olarak görülür. Üçüncü ve Dördüncü Cenevre Konvansiyonu, imzalayan devletlere, silahlı çatışma sonucunda ele geçirilen, düşman siviller ve savaş esirlerine işkence yapılmaması gereğini talep eder.



Ancak maalesef bir çok ihlal olduğu bilinmektedir.



Araştırma – geriver.com




Facebook'ta Paylaş
07.Şubat.2013 1395 Kez okundu
Bu Kategorideki Diğer Haberler

Dünya Kadınlar Günü
8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.
"11 Uluslararası Filmmor Kadın Filmleri Festivali"
İstanbul Modern Sinema, 16-23 Mart tarihleri arasında bu yıl 11. yaşını kutlayan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Bu yıl susturulan, görmezden gelinen kadınlara ithaf edilen festival, 19 ülkeden kadınlar ve filmlerine yer veriyor.
KADİM KARANLIK - İŞKENCE
İnsanlık suçu. İnsanlığın suçu. İşkence bir insanın başka bir insana yaptığı, maruz kalan kişiden bazı talep ve beklentilerin karşılanması itiraf almak, bilgi edinmek, cezalandırmak, korkutmak amacı ile yapılan fiziksel ve ruhsal acı verici eylemler. İşkence hakkında düşünürken, her türlü kötü ve aşağılayıcı muamele akıllara gelmektedir.
BEŞYÜZ YILLIK TÜRK KORKUSU - Herşey Türk İşi
"Mamma li Turchi!" – Anneciğim Türkler Geliyor- 15. Ve 16. Yüzyıllarda Kilise tarafından, Avrupa halkına yapay ve bilinçli olarak böyle bir korku yayılmasaydı, büyük olasılıkla Avrupa halklarının büyük bölümü, çökmüş feodalizm yerine Osmanlı saflarını tercih edecekti.
HAYDARPAŞA GARI’NIN GİZLİ KORUYUCULARI
Alman mimarlar Otto Ritter ve Helmuth Cuno tarafından projesi yapılan garın inşası sırasında yine Alman ustalar ve İtalyan taş ustaları çalışmıştır.
MUTLU YILLAR
Ümit ediyoruz ki; 2013 yaşayan tüm insanlar ve bu dünyayı paylaştığımız tüm canlılar için güzel ve değerli olan herşeye ulaşıldığı, barış ve aydınlığın hakim olduğu bir yıl olur.
Sevgili Öğretmenim!.. Herşey için teşekkür ederim.
Her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e 24 Kasım 1928 tarihinde “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanı verilmiştir. 1981 yılından bu yana her yılın 24 Kasım günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır
YİRMİ KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
191 Ülke tarafından kabul edilen sözleşme, çocukların, maruz kaldığı bu kötü muameleleri ortadan kaldırmak ve onlara daha iyi koşullar sağlamak maksadı ile hazırlanmıştır. Toplam 54 maddeden oluşan bu sözleşmeye Türkiye 1990 yılında imza atarak taraf olmuştur.
-“Efendi!..” dedi. Mustafa Kemal… Sesi kızgın ve üzüntülüydü “Sen ne yaptın? Tüm bunlar olurken. Bu vatanı emanet ettiğimiz evlatlarımız ne yaptı? ”
Bütün gün konuşmaktan ve düşünmekten yorgun düşmüş, gözleri kan çanağına dönmüştü. Öfkeliydi. Çaresizlik ve her tarafına bir ağırlık vermiş olan atalet, vücudunu kaplayan bir sargı bezi gibiydi.
Cumhuriyetimizin 89. Yılı kutlu olsun
29. Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun
NASA Uzay Fotoğrafları Sergisi
NASA Amerika Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi http://www.nasaimages.org/ adresinde birbirinden güzel uzay fotoğrafları yayınlıyor.
Kansas Şehir Kütüphanesi
ABD'nin Missouri eyaletindeki Kansas Şehrinde yapılan Şehir Kütüphanesi, kitaplardan oluşmuş gibi tasarlanıp yapılan ilginç cephesiyle dikkat çekmektedir.
Bu filmler sağlığa zararlı!
2011'de vizyona giren ve fazla gişe yapan genç ve çocukların da izleyebileceği yaş kategorisine uygun Hollywood filmlerinde 1 yıl öncesine oranla daha fazla sigara içildiği belirlendi.
Contemporary İstanbul Lütfü Kırdar'da!
Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary Istanbul, 22-25 Kasım 2012 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturuyor.
İnsanoğlu bin yıllardır mücadele ediyor...
İnsanoğlunun bin yıllardır yaşlanmaya karşı koyduğu mücadelede ilk kez umut veren bir gelişme kaydedildi. İ
Hayır için soyundular
Gönüllü bir grup maceracı çıplak bir şekilde yeraltı mağaralarına indi.
Erozyon Dede'ye Büyük Ödül !..
Erozyon Dede "Hayrettin Karaca"nın gurur gecesi...
'İnsan vücudu internete bağlanacak'
Akıllı telefonlardan arama motoruna bilişimin her alanında faaliyet gösteren Google, bilim kurgu filmlerinden aşina olduğumuz bir teknolojiyi olgunlaştırmak üzere.
Üsküp Kalesi Osmanlı ile buluşacak
Makedonya'nın başkenti Üsküp'te bulunan ve Balkanların en önemli kalelerinden biri olan Üsküp Kalesi'ne, Osmanlı dönemine ait eserlerin sergileneceği bir müze yapılacak.
FİLMEKİMİ
11. Filmekimi bu yıl da İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye’nin 8 farklı şehrine sinemanın en iyi ve en güncel örneklerini götürüyor