Yemeyin Yahu... Az yiyin.
Bedenimiz hayat ile ahenkli bir performans ile çalışmakta imiş meğer. Bunu bozmamak lazım. Sanki yeni bir haber gibi. Evet yıllardır her zaman bu türlü şeyler duyarız. Biyoritmimize dikkat edilmesi gerektiği, çakraları falanı filanı... Ancak hiçbir yayın okuduğum bu kitap kadar "mantıklı yahu, gerçekten mantıklı" dediğim bir düşünceye sürüklemedi.
Formunuzu Koruyun
Uzun zamandır “kilolarınızdan kurtulun, formunuzu koruyun” dediğim hastalara karşı mahcuptum. Zira benim de 7-8 kilo fazlam vardı. Dikkat ederseniz “vardı” diyorum çünkü geçen hafta sonu gittiğim mesleki kursta diyete niyet ettim. Şu satırları yazdığım sıralarda tam 38 saat 13 dakika 55 saniyeden beri diyetteyim.
Kız Erkek Farkı
Kızlarla erkeklerin ilişkisi kıyamete kadar irdelense bitmeyecek bir mevzu. E pektabi biz de nasibimizi aldık bu konudan. Şimdi sizlerle iki fizyoterapistin üç versiyonlu konuşmalarına kulak kabartacağız. Hadi bakam:
Delikanlı FZT
Delikanlı fzt. her zaman çare bulur. Delikanlı fzt. zalim patronun canını okur, Delikanlı fzt. kodum mu oturtur
Şifalı Teyzeler
Onlarsız hayat çekilmez, sağlığımız sahipsiz kalır, psikolojimiz bozulur, üretim gücümüz düşer. İyileşebilmemiz için öyle teoriler ve pratik reçeteler yazarlar ki aklınız dimağınız durur. Genelde deneysel çalışmalarını iki varsayım üzerine gerçekleştirir.
İlk Fizyoterapi
Fizyoterapi’nin olmadığı yıllar uzak değil hatta hala daha bilmeyen pek çok kişi olduğundan eldeki nimetlerden faydalanmayanlar var. Ancak fizyoterapinin nimetlerinden faydalanmış ve şifa bulmuş insanları “acaba eskiden olsa ne yapardık?” gibi düşünceler kapladı artık. Fizyoterapistler arasında ise bu işin ilkel yılları mizah konusu oldu bile. Mesela Osmanlı döneminin yeşil çam tadındaki yıllarında neler yaşanıyordu acaba? Şöyle miydi yani: