Ermiş ile Zerdüşt
Okuduğum en güzel kitaplardan biri diye düşünüyorum. Yıllar oldu okuyalı. Ama aklımdan hiç çıkmayan o tanımlama bekli de benim fark etmeden en derinime işledi. Acı’yı sondular o’na dedi ki: “acı idraki kaplayan kabukların kırılmasıdır.” Bunca sene, bunca zaman tanımında biriktirdiğim yargılarımı, ördüğüm duvarlarımı, benim zannettiğim tüm nesnelerimi, ruhumun okuduğu kitapları, dağıttı, dizinleri karıştırdı.
Acaba benim miydi bu güne kadar benim dediğim şeyler, Acaba benim miydi benim zannettiğim şeyler. Çok acı duydum, benimliğinden şüphe duymaya başladığımda. Hangi hekim derman olur, hangi ilaç çare olur bu şüphe zalimine.

Halil Cibran’ın Ermiş isimli kitabı, gerçekten kabukları kıran bir başyapıt niteliğinde. Kadın, acıdan bahset dediğinde, acıların çoğunun bizim tarafından seçildiğini, acıların aslında içerlerde bir yerlerde iyileştirmeye çalışan doktorun ilacı olduğunu anlatır ve anlatırken bunu açık ve yalın bir şekilde ifade eder.

Bazı kitaplar gerçekten insanın en ihtiyaç duyduğu anda en ihtiyaç duyduğu şeyi verir kendisine. İçimizde bir yerlerde, her zaman gitmeye hazır bir yan olduğunu söyler bize kitabı okuduktan sonra duyduğumuz bir ses. Tüm bildiklerimizi bilmediklerimiz yerine koyup, tekrardan anlamaya çalışmamız gerektiğini, yansız yargısız.
Kendimizi bir bebek gibi çıplak ve saf bırakıncaya kadar arınmak özlemini ve gitmeyi anlatır içimde uçan bir kuşun şarkıları.

İşte böyle güzel ve böyle önemli bir yapıt bu kitap.

Bir de, Nietzsche,’nin Zerdüşt’ü böyledir. Üzerimizdeki yükleri hissettirir, ne çok kumaş ile örtündüğümüzü, örtüler olmadan üşüyeceğimize, hasta olacağımıza inandığımızdan, tekrar tekrar çoğalttığımız, kalınlaştırdığımız örtülerimizden kurtulmamız gerektiği hissini verir. Değerli bir insan olmanın gereğini ve sonucunu gözler önüne serer.

Elbet okumak gerçekleştirmek değildir. Ama en önemli adımlardır, doğru bir yöne doğru giden. Bu kitaplar okunmalı ve elbet en gerçek bu değildir ve elbet gerçek ile örtüşmeyen sözler de vardır. Ama dedim ya, böyle hisler veriyorlar ise bence okunmaya ve düşünülmeye değerler.
Facebook'ta Paylaş
5 yıl önce
0 yorum