Kız Erkek Farkı
Kızlarla erkeklerin ilişkisi kıyamete kadar irdelense bitmeyecek bir mevzu. E pektabi biz de nasibimizi aldık bu konudan. Şimdi sizlerle iki fizyoterapistin üç versiyonlu konuşmalarına kulak kabartacağız. Hadi bakam:
1.Versiyon (Kız-Erkek)

Kız: Şu benim hastaya uzun yürüme cihazı yaptırayım diyorum. Ne dersin?
Erkek: Faydası olacaksa, yaptır tabii.
Kız: Ama bu sefer de tembellik yapmasın.
Erkek: O zaman yaptırma.
Kız: Düzgün yürüyemiyor o zaman da.
Erkek: O halde yaptır.
Kız: Hiç yardımcı olmuyorsun.
Erkek: Valla gerçek fikrimi soruyorsan adam iyi yürüyor, gerek yok.
Kız: Ama cihazla daha düzgün yürümez mi?
Erkek: Böyle düzgün yürümeyi öğrenirse daha kalıcı olur.
Kız: Erdal Hocaya da sordum, o da “yaptırabilirsin” dedi.
Erkek: Yaptır gitsin öyleyse. Yada nasıl istiyorsan öyle yap.
Kız: Peki nasıl yaptırayım? Uzun yürüme cihazı mı, kısa yürüme cihazı mı olsun?
Erkek: Kısa
Kız: Kısa da hiç destek olmaz ki
Erkek: Uzun olsun o zaman
Kız: O da çok ağır yaa…
Erkek: Böyle iyi bence, yaptırma, yaptırma
Kız: Sen beni başından mı savmaya çalışıyosun?!

2.Versiyon (Kız-Kız)

1.Kız: Ah şekerim Abdullah beye cihaz yaptırmışsın heralde. Güzel olmuş.
2.Kız: Sahi mi söylüyosun? Ya ne biliyim, ben pek emin değilim. Biraz kısa mı oldu ne?
1.Kız: Yok canım. Ne alakası var. Bence en doğrusu bu. Herkes senin gibi düzgün yaptırsa keşke. Ama sorumlu değil millet anacım.
2.Kız: Teşekkür ederim canım. Sen de çok tecrübelisin bence. Hastalar senden de çok memnun.
1.Kız: Ah sağıl bitanem. Bu arada bizim hastanenin karşısına yeni bir medikalci açılmışvduydun mu? Çocuk çok yakışıklı dır,dır,dır,vır,vır,vır…

3.Versiyon (Erkek-Erkek)

1.Erkek: Bu hastaya cihaz gider mi abi?
2.Erkek: Cık!
1.Erkek: Sağol abi!

Mustafa Yalçın

Her hakkı saklıdır. Köşe yazarlarına ait yazılar, yazarın adını da içerecek şekilde ve aktif olarak yayınlandığı sayfaya link verilmeden başka yerlerde yayınlanamaz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

YAZAR HAKKINDA

1985’de dünyada doğdu. SDÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü bitirerek Alternatif Tıbbın göbeğine demir attı. Hayat Üniversitesindeki yüksek lisansını kendi kitapları ile tamamlamaya çalışıyor. Zira sağlık sektöründe çalıştığı günden beri, bilimsel verilerin ‘vermekten çok almak’ üzerine odaklandığı çarpıklığı gördü. “Bizi aldatan bizden değildir” diyerek, kafamızı karıştıran bilimsel verileri kahve muhabbeti kolaylığında anlatmaya çalıştı. Ömrü vefa ettikçe bu muhabbeti paylaşmaya devam edecek. Çünkü hayat paylaşınca güzel lalalaa la laalalaa…

YAYINLANAN ESERLERİ

"Fizyoterapist" ile kendi mesleğini naçizane tanıttı.

"Gittim fizyoterapist oldum" kitabıyla mesleki sorunları mizahi bir dil ile anlattı.

"Rehabilitasyon" kitabı ile uğraştığı hasta tiplerini deşifre ederek tüm intikamını aldı. Meslektaşlarının yüreğine su serpen satırları sayesinde yazıda ilk "Toplu Terapi Tekniği"ni icat etti.

"Adamı hasta etmeyin" hastanede dönen dolaplardan dolayı, yazarın tepesinin atması sonucu ele aldığı ilk ciddi kitabıdır.

Yine obezite rehabilitasyonuna merak sardığı yıllarda, hastalarına tembih mahiyetinde yazılan "Bu diyet bana çok dukandı" kitabı, dünyanın en zayıf anti-diyet kitabı olarak tarihe geçti.

Yazmaya devam ediyor...
Facebook'ta Paylaş
5 yıl önce
0 yorum