Leb Demeden Leb-Top
Kafası arama motoruyla çalışan üniversiteli türünün bir gün korku filmlerine konu olmadan hemen imdat düğmesine basmak istedim. (aslında imdat çekicini kafalarına indirmek istedim) Şimdilerde ‘Google gibi kafa var bende’ diyerek övünen insanların oluşturduğu bir atasözü olan “Leb demeden” mevzusunun orijinali şöyle anlatır:
Eski zamanların birinde, bir okulda, azıcık ukala bir öğrenci farsçadan sınava girmiş. "ne soracaklar acaba?" merakı içinde hocalarının ağzına bakıyormuş. Hocalardan biri, (farsça dudak anlamına gelen) " leb " sözcüğü ile söze başlamış. Kim bilir ne soracak, hangi şiirin açıklamasını isteyecekmiş ki.. öğrenci "leblebi" diye lafa girmiş. "leb, leblebi sözcüğünün birinci hecesidir efendim." Sınavdaki hocalar gülüşmüşler. Soruya başlayan şöyle demiş: "maşallah -leb- demeden leblebiyi anladın. Yine de lafın devamını beklesen iyi olur, çünkü
'lebib olan, lebbeste kalır icabında.' " (meali: akilli olan gereğinde susmasını bilir)

Leb demeden leblebiyi herkes bilir hatta Çorum plakasını zikredenler de var ancak artık yeni nesil Leb demeden leb-top değil “4 gigabyte Ram var abi” diye özellik sayıyor… Eee olsun o kadar  dimi…

Ama esas sorun şu ki gerçekten leb demeden lap diye atlıyor yeni nesil. Milletin ağzına laf tıkma yarışı var sanki. Konuşmalar birbiri üstüne bindi, anlaşılan herkes RAPçi. Sabah programındaki konuşmalardan bile bir rap müziği bestesi yapılır oldu.

Böyle bir konuşma tarzına sahip olmak ne gibi bir ayrıcalıktır yada bu ayrıcalığa sahip olmak hoş mudur anlamış değilim şahsen. Bir kere muhabbeti hiç çekilmez bunların, konuşmanın monoloğa çevrilmesi kuvvetle muhtemeldir.

B- ya bak..
A- anladım, "olmuyo, böyle gitmiyo diiceksin"
B- şeyy eve..
A- "sıkıldım artık senden ve şu cümlelerimi tamamlama huyundan" diiyeceksin
B- bak yin..
A- "bak yine aynı şeyi yapıyorsun" diyeceksin
B- offf
A- ağlayacaksın birazdan
B- ühühühüh
A- gördüğün gibi yapacağın hareketleri de anlıyorum
B- ...
A- tamam tamam, vazgeçiyorum artık hiç bişeyi tahmin etmiycem
B- hı?
A- seni seviyorum ve senin için vazgeçiyorum bu huyumdan
B- faruk, canım, ben de seviyorum seni, ühühü, ciddi...
A- "ciddisin dimi, güvenebilir miyim sana?" diyeceksin (tüh yandık…)
B- defol git faruk
A- ama bi...
B- "ama bi saniye dur, değişebilirim" diyeceksin ama değil bir saniye bir mikrosaniye bile kalmak istemiyorum, kendi cümlelerini tamamlarsın artık, dilsiz bi adam bulup ona varacam.
A- a...
B- defol.

Leb demeden leblebiyi anlamaya gelince konu leb demeden leblebiyi anlamak. yani leblebi yada leb-top dediğinde henüz leb denmemiş olmalı. le... olabilir.

Mustafa Yalçın

Her hakkı saklıdır. Köşe yazarlarına ait yazılar, yazarın adını da içerecek şekilde ve aktif olarak yayınlandığı sayfaya link verilmeden başka yerlerde yayınlanamaz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

YAZAR HAKKINDA

1985’de dünyada doğdu. SDÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü bitirerek Alternatif Tıbbın göbeğine demir attı. Hayat Üniversitesindeki yüksek lisansını kendi kitapları ile tamamlamaya çalışıyor. Zira sağlık sektöründe çalıştığı günden beri, bilimsel verilerin ‘vermekten çok almak’ üzerine odaklandığı çarpıklığı gördü. “Bizi aldatan bizden değildir” diyerek, kafamızı karıştıran bilimsel verileri kahve muhabbeti kolaylığında anlatmaya çalıştı. Ömrü vefa ettikçe bu muhabbeti paylaşmaya devam edecek. Çünkü hayat paylaşınca güzel lalalaa la laalalaa…

YAYINLANAN ESERLERİ

"Fizyoterapist" ile kendi mesleğini naçizane tanıttı.

"Gittim fizyoterapist oldum" kitabıyla mesleki sorunları mizahi bir dil ile anlattı.

"Rehabilitasyon" kitabı ile uğraştığı hasta tiplerini deşifre ederek tüm intikamını aldı. Meslektaşlarının yüreğine su serpen satırları sayesinde yazıda ilk "Toplu Terapi Tekniği"ni icat etti.

"Adamı hasta etmeyin" hastanede dönen dolaplardan dolayı, yazarın tepesinin atması sonucu ele aldığı ilk ciddi kitabıdır.

Yine obezite rehabilitasyonuna merak sardığı yıllarda, hastalarına tembih mahiyetinde yazılan "Bu diyet bana çok dukandı" kitabı, dünyanın en zayıf anti-diyet kitabı olarak tarihe geçti.

Yazmaya devam ediyor...
Facebook'ta Paylaş
5 yıl önce
0 yorum